1900'ler, İngiliz Wilfrid Scawen Blunt'ın savı:
Türklerle Arapların arasındaki bağlılık koparılmalı, bunlar birbirine düşman edilmelidir. Aksi halde, İngiliz emperyalizminin sömürdüğü Müslüman ülkelerinde tam bir denetim sağlanamaz.”
“Mustafa Kemal Paşa bir şeyi iyi anlamıştı: bağımsızlıkla bir ulusun kendine güveni arasındaki ilişkiyi. Kendilerine güvenemeyen uluslar, öteki ulusların oyuncağı oluyorlardı.”
“Az gelişmiş bir toplumda, sosyalist bir devrim de yapsan, o toplumun yapısal özellikleri gereği, yaptığın devrim, eninde sonunda bir Stalincilik haline dönüşür.”
“Hangisi “Atatürkçüyüm” diye bangır bangır bağırarak topraklarımızda yabancılara üs verdi? Hangisi ikili anlaşmalar yaparak, bölünmez bir bütün olan bağımsızlığımızı parçalara bölüp zedeledi? Hangisi milli ordumuzu yabancıların idaresine bağlı kıldı? Hangisi ekonomimizi, yabancı ekonomilerin ve güçlerin arzu ve iradesine uygun bir gelişmeye sürükledi? Hangisi hala bu ödünleri “Atatürkçülük” adına utanmadan savunuyor...”