Türk vatandaşı olan herkesin mutlaka okuması gereken kitaplardan biri.
Eserde, günümüze kadar süregelen siyasi oyunların temelleri, Batı’nın Ortadoğu’daki gerçek niyetleri ve “Türk” kavramının birleştirici gücü üzerinde duruluyor. Ayrıca, Atatürkçü olduklarını iddia edip aslında Atatürk’ün düşüncelerini ve hedeflerini yansıtmayan siyasetçilere eleştirel bir bakış sunuyor. Atatürk’ün sözleriyle birlikte bu siyasetçilerin ülkeyi getirdiği durumun kıyaslanması, gerçekten Atatürk’ün ilkelerini benimseyenlerle yalnızca rol yapanlar arasındaki farkı çok net bir şekilde ortaya koyuyor.
Kitap, seçim dönemlerinde siyasetçilerin söylemlerini nasıl sağlıklı değerlendirebileceğimiz konusunda da önemli ipuçları veriyor. Özellikle genç nesillere hitap eden ve farkındalık oluşturmayı amaçlayan bir eser.
Ben keyifle okudum. Ancak Atatürk’ün sözleri alıntılanırken bazı kelimeler bana oldukça ağır geldi. Daha sadeleştirilmiş bir versiyonun eşlik etmesi okuru rahatlatabilirdi. Yine de, iyi ki okumuşum.
“Emperyalist bir ülkenin, ya da sistemin adamısın diye tutup seni paraşütle iktidara indiriyorlar, bir süre bakıyorlar ki, bu adam sistemin çıkarını kolluyor ama ülkesinin çıkarını da ihmal etmiyor... ekonomik ambargo, askeri ambargo, iç karışıklık, anarşi, terörizm derken, bakıyorsun gümbürdemiş, kimisi öldürülüyor, kimisi yargılanıyor, kimisi asılıyor. Yerlerine elbette sistemin kendisine daha sadık saydığı başkaları getiriliyor.”
“Türkler Araplardan nefret ediyorlardı, Araplar Türklerden, bu karşılıklı nefret elbette Ortadoğu'da kesin bir Müslüman egemenliğini ortadan kaldıracak, emperyalizmin petrol bölgesinde keyfince cirit atmasını sağlayacaktı.”