Batman ismiyle piyasaya sürülen, fakat daha çok ‘Bruce Wayne’ başlığını hak eden bir çizgi roman. Bruce’u, 18 yaşındaki Bruce’u okuyoruz. Sanırım asıl evrenle bir bağlantısı yok. Yani bağımsız Batman hikayesi.
Beğenmediğimi söylemeliyim. Hikaye çok basit: Zenginlere, zenginliğe karşı savaş açan anarşist, Gecegezenler adlı grup, Gotham kodamanlarına bela oluyor.
Giriş, gelişme; hızlı, basit ve bence güçsüz. Sonuç güzel, fena değil. Klişe ama olsun. Sırf vurucu olsun diye farklı bir yola gidilseydi, abuk-subuk bir final ortaya çıkardı.
Kurgudaki en güçlü yönler, Madeleine’in gayesine dair verilen ipuçları. Ve tabii ki Madeleine karakteri. Yazarın kadın olmasından kaynaklanıyor olabilir ama gerçekten çizgi romandaki tek başarılı şey: Madeleine.
Bu kitapta Batman’e dair hiçbir şey yok. Okuyacak arkadaşlar öyle değerlendirdiği takdirde hüsrana uğrayabilir. Çünkü çizgi romanlardaki Batman daha çok esrarengiz, gizemli ve havalıdır. Genel olarak ona pek tanık olmayız. Rockstar gibi belirir, hava fişek misali ışıldayıp gösterisini sunar, ardından kendisi kaybolur ve adı kalır.
Bu, Bruce Wayne’in, ergen Bruce’un hikayesi. Ona fazlasıyla yakından tanık oluyoruz. İçimizden biri gibi görünüyor. Bu da haliyle Batman’e zarar verir.
Kitap bence çoğu yönden zayıf. O kadar çok başarılı Batman çizgi romanı var ki bu kitap gerçekten çok zayıf. Bu hikaye Bruce Wayne’e ait olmasaydı, ben basım aşamasından dahi geçebileceğini düşünmüyorum.
Zengin fakiri eziyor, bir anarşist çete kuralım falan filan temaları, zombi teması gibi sıktı.
Kısacası beğenmedim.
Çizgi roman yazarları yenilikçi olmalı. Kahraman temalı hikayelere farklı bakış açıları, farklı hikayeler, farklı tatlar getirilmeli. Yani bunu bir tek ben düşünüyor olmamalıyım. Birbirinin aynısı temaları farklı kahramanların