Biz bilmez miyiz o güzel yüzünün altından yavşak benliğinin ortaya çıkacağını. Griffith'in olduğu ciltlerde bir yerleri yumruklama isteğim asla dinmeyecek.
Berserk, Vol. 34Kentaro Miura · Dark Horse Manga · 2010215 okunma
Çok açık ve net olacağım, hayranlarının ne düşündüğü umurumda değil, zaten ben sevdiğim serileri bile yeri geldiğinde en acımasızca gömen birisiyim.
Bu kitap Yüzüklerin Efendisi serisinin kötü bir taklidi gibi. Esinlenmekten öte bir duruma geçmiş. Esinlenirken aynı zamanda serine kendi özgünlüğünü, kendi sesini katarsın. Bir farklılık. Aralarındaki benzerlikler saymakla bitmez, zaten birçok kişide bunun farkında olduğu için bu detaya fazla düşmek de istemiyorum. Yazıldığı yıl o kadar eski değil, bu kitapta ne bir plot twist, ne bir gizem veya heyecan verici bir unsur bulunmuyor. Dümdüz kitap. Kendisini rakiplerinden ayıran çekici yönü yok. B.S, Rothfuss ve Abercrombie eskilere saygı duymuş, kendi edebiyatlarını yaratırken edebiyatlarına sürekli yenilik ve özgünlük katmış yeni nesil fantastik yazarlar. Bu kadar acımasız olmayı beklemiyordum ama bir kitap bu kadar övülüyorsa en azından kendisine çeken bir unsur barındırmalı. Doldurma ve uzatma bölümler de fazlasıyla var. Bazen sırf yazarın aşırı Tolkien hayranlığından dolayı betimlemeleri uzun tuttuğunu düşündüm. Ben çok giriş kitabı okudum, bu kitabı sırf giriş kitabı diye savunmak taraflılıktan başka bir şey ifade etmez. Giriş kitabı olması benim için problem değil, asıl problem özgünlüğü, kendi sesinin olmaması. Tolkien’e saygı duyuyorsan onun yapıtını ileri taşıyarak dile getirirsin saygını, onu kopyalayarak değil. Kitap tüm klişeleri barındırıyor. Adamların kötüleri bile doğudan geliyor.
Açıkçası yazar Tolkien hayranlarının ekmeğini iyi yemiş. Kimse kusura bakmasın ama ben bu denli taklit esere saygı duyamam. Bence bu Tolkien’e hayranlık veya saygı duymak değil, düpedüz ondan faydalanmak. Robert Jordan bu kitabı şimdi yazsa eminim yayınevleri kıçına tekmeyi vurup postalar. Yayınlatmayı başarsa insanlar gülüp
Onları (Chandrialıları) kendi başına bulup haklayacak mısın? İyi de bunu nasıl başaracaksın? Haliax beş bin yıldır yaşıyor. Hem de bir saniye bile uyumadan."
“Düşmanının kafası sana dair, dâima karışık olsun; senin kim olduğunu ve ne istediğini bilmezse bir sonraki adımını da tahmin edemez. Bazen düşmanı şaşırtmanın en iyi yolu, belli bir amaca hizmet etmeyen hareketler yapmaktır. Oyunu oynamaya başladığında bunu hatırla...”
Açıkçası 10 ile 9 arasında gidip geldim ve bunun sebebi yazarın bir üçleme yaptığı bilincinde olduğu için bazı yerleri özenle uzatmasıydı. Nereden başlayacağımı da bilemiyorum doğrusu... Kvothe’yle beraber Denna’yı sevdik, Kvothe’yle beraber kırbaçlandık, Kvothe’yle beraber rüzgarın adını aradık, Kvothe’yle beraber lavta çaldık ve şarkılar söyledik. Çok çok sevdiğim bir karakter değildi Kvothe, ama en iyi empati duyduğum karakterlerden biriydi diyebilirim. Basit bir intikam hikayesinin bu kadar güzel kurgulanması açısından yazarı tebrik ediyorum.