Tekrardan merhabalar:)
Bir arkadaşımın tavsiyesiyle okuduğum bir kitap oldu.Haruki Murakami okumayı ertelemişim onu fark ettim.Bu kitaptan başlayarak iyi bir seçim mi yaptım bunu sıkı okurlarına sormak lazım:)
Aslında kitapta birden çok karakter var ama aynı mekanlarda farklı kişileri görüyoruz.Bir nevi bağlılar sanki birbirlerine.Madalyonun öteki yüzü gibi.İyi ve kötünün birlikteliği gibi gibi...Okurken her karakterde biraz kendimden bir şeyler buldum.Kısa kısa değinmek istiyorum.
Mari: omzunda ablasının yükünden uzaklaşarak gecenin karanlığına sığınıyor.Gecenin belli saatlerinde belli mekanlarında bulunuyor.Gece çıkmasının diğer nedeni evde uyuyamaması.Ablasının mükemmelliğinin ters karşılığı olarak müthiş bir kabullenişi benimseyen ve insanlarla arasına kendinden duvarlar ören birisi Maricik.Kendiyle aynı yaşta eskort bir Çinli kızla kendini özdeşleştiriyor.Belki de o zaman bir şeyler yapması gerektiğini anlıyor.Gecenin sonunda kıza yardım ettiği aşk oteline gelmesinin bir sebebi bu olsa gerek.Yine aynı otelde çalışan,hiç tanımadığı,gecenin karanlığına sığınan bir kadına ilk defa içini açıyor.Yükünü bırakınca 2 aydan beri ilk kez derin ve huzurlu bir uyku çekiyor Alphaville'de.(yakın gelecekteki hayali bir şehrin adı)
Eri: Mari'nin ablası.Güzelliğinden ötürü küçüklükten beri biblo gibi yetiştirilmiş.Hayır demeyi bilmeden,verilen her role uyarak,dergi kapaklarında sahte gülüş pozları vererek.2 aydır ise derin uykuda katatonik halde.Odasında bulunan bir televizyon ekranının içinde buluyor kendini bir anda.Yüzü olmayan takım elbiseli bir adam var aynı ekranın içinde .Eri uyanınca o adam yok oluyor.Etrafını algılamaya varamadan ekran kararmaya,cızırdamaya başlıyor.Eri'ye kaç diyor kitap anlatıcısı.Eri o anda bir seçim yapmak zorunda.Kendi içine hapsolmaktansa kaçmayı