Merhabalar:)
Çizgi romana inceleme yapmak biraz tuhaf oldu ama söz konusu Murat Menteş'in çizgi romanı olunca...
Sıkı bir okuyucusuyum yazarın ve de yeşilçamın;dolayısıyla çok beğendim kitabı.Karakter,mekan isimlerinde çok ince detaylar vardır hep.Burada da haliyle vardı:) Yuva Yıkanlar adlı gece mekanında klasik dansçı kızların aslında birer tetikçi olması ironikti.
Kader Kardinal; Türkan Şoray'la bağdaştırılmış çizimler epey iyiydi.
Kader ve Kemal'in aşkı tipik yeşilçam senaryosunun Murat Menteş yorumuydu aslında.
Okurken hem keyif aldım hem hüzünlendim.2 saatliğine biraz bulunduğunuz durumdan uzaklaşmak isterseniz doğru seçim olur;)
Yine çok farklı bir kafa ile yazılmış ve ortaya müthiş bir mahsül çıkmış. Murat Menteş’I çok ama çok seviyorum.
Yazdıkları, kendisinin çokça donanımlı ve birikimli olduğunu
çok net ortaya koyuyor. Tam bir mutebahhir. Bu çizgi romanı da kesinkes tavsiye ederim. Tek kelime ile harika. En sevdigim alıntısı ise şu;
Kıyamet uğultusu kulaklarımda
Kemiklerim yanıyor kuru bir orman gibi
Yüreğim kasırganın yuttuğu oda...
Murat Menteş mezun olduğum liseye söyleşiye geldiğinde hocam davet etmişti ve bu vesileyle kendisini dinleme imkanı bulmuştum. Eserlerinden bahsedişi ve takdim edişi özgün geldiğinden ilk fırsatta okumak için not almıştım. Birkaç gün sonra Tekirdağ'a döndüğümde üniversitenin kütüphanesinde eserlerine bakındım. Dublörün Dilemması ilk romanı olduğundan önce ona davrandım haliyle. Arka kapakta o dönem ilgiyle takip ettiğim Nihat Genç'in yazısını görünce iyice meraklandım ve aldığım gibi bir köşeye geçip okumaya başladım. Böylece avantür ya da başka bir deyişle serencamım başladı.
Dublörün Dilemması sahiden de yazarın bahsettiği tarza uygundu. Hızlı ve şahsına münhasır bir metinle karşılaşmıştım. Zekice yazıldığı belli olan, yazarının hakikaten literatüre hâkim olduğunu hissettiren, çarpıcı bir romandı. Birkaç gün sonra da ara vermeden Korkma Ben Varım'ı okudum. Burada bir nebze düşüş sezsem de yeni çıkmış olan Ruhi Mücerret'e dair heyecanım baskın çıktı ve yine keyif alarak okudum. Sıra Emrah Serbes'in "yüz yaşından küçüklerin muhakkak okumalı" dediği kitaptaydı.
Ruhi Mücerret benim için ne yazık ki hayal kırıklığı oldu. Korkma Ben Varım içerdiği zekice detaylara rağmen aforizma etrafında fazla dönen ve anlatıyı anlatımın ardına düşüren bir metindi. Ruhi Mücerret'te bu iyice aşikar oldu maalesef. İçerdiği mizah, kelime oyunları, bilimkurgusal öğeler ve karakterlerin yaratımındaki özgünlüğünün karşısında yer alan bu devasa açmaz, beni metin boyunca ilerlerken epey yordu. Ne yazık ki bitirdiğimde de devamına dair umutsuzdum. Ki Antika Titanik ve Fink'i de okumadım.
Tabancalı Kız'ın haberini henüz ön satıştayken Yalın Alpay'ın vesilesiyle aldım. Entelektüel birikimini takdirle takip ettiğim bir yazarın sonsöz yazmış olması zaten yeterince güzelken üstüne Murat
Tabancalı Kız
Kitap, film olacakken Covid-19 salgını sebebi ile çizgi roman olmak zorunda kalmış. Çok da güzel olmuş. Benim için, bu hikayenin Klasik Türk filmi olmayıp, çizgi roman olması ve okunması daha keyifliydi. Sonunu da gerçekten beğendim. Filmlerde ki gibi klasik sonla bitmemesi beni mutlu etti.
Tabancalı Kız aslında ekranlar için yazılmasına rağmen, pandemi döneminde çekimler durunca bir çizgi romana dönüşmüş. Çizimlerdeki karakterleri tanıdığınız ünlülere benzetmeniz oldukça olası çünkü zaten özellikle öyle tasarlanmış. Ana karakterimiz Kader ise Türkan Şoray’dan izin alınarak ona benzetilmiş.
Kader ve Kemal çocukluktan beri birbirlerine aşıktır, ancak kızın babası onları ayırmıştır. Kemal çekip gitmiş, Kader ise bir gün geri dönmesini beklemiştir. Fakat hayat klişeleri sever; kader ağlarını örer. Kader, bir kardeşiyle köylerinde yapayalnız kalınca şehre gitmek zorunda kalır. Kardeşine bakmak için bir iş bulur ama bu iş sandığınız gibi değildir. Peki Kemal tekrar karşısına çıkacak mıdır? Cinayetler mi yaşanacaktır?..
Menteş’in dili yine hızlı, eğlenceli ve bol göndermeli. Çizgi roman formuna çok yakışmış. Özellikle popüler kültürle harmanlanan sahneler çok eğlenceli. Bence kitabın en keyifli yanı, hem Yeşilçam havası taşıması hem de absürt mizahla dolu olması. Okurken sık sık “acaba film olsaydı nasıl olurdu?” diye düşündürüyor.
Tabancalı Kız”, farklı bir edebi deneyim arayanlar için kesinlikle ilginç bir tercih.
Muhteşem bir avantür olmuş. Menteş özüne dönmüş diyebilirim. DDR serisi ve Fink'ten sonra yazar kendine gelmiş ve harikalar yaratmış.
Hücrelerim yenilenmiş gibi hissediyorum. İnanılmaz bir heyecanın içinden melodramla çıksak bile kendimi çok iyi hissediyorum.
Evet dönemi anlama açısından ve şartları şimdiki neslin anlaması açısından çok güzel bir eser olduğunu düşünüyorum... Çizimler ve diyaloglar tam anlamıyla o dönemi havasını yansıtıyor...
Baskı kalitesine gelecek olursak, keşke ebatları uzun ve kağıt kalitesi kuşe ayarında olsaydı... Okay maliyet yükseliyor çok kişiye hitap etmeyeceği için endişe duyuluyor ama sonuçta bu şekilde de bir boşluk olmuş oldu yani bir eksiklik hissediliyor ve sert kapan pek bir espirisi kalmıyor... Yerde böyle bir baskı yapılacaksa hiç yapılmasın daha iyi çünkü renkler çok net bir şekilde yansımıyor...
Hikaye gelecek olursak gayet akıcı ve Kader’in hayat mücadelesine tanık oluyoruz... Hiçbir zaman için ne olacağım veya ne oldum dememiz gerektiğini ve hayatta Her şey olacak mımışcasına hazırlıklı ve temkinli olmanız gerektiğini bir kez daha anımsatıyor... Aslında ailemiz ve ya sevdiklerimiz olsa da hayatın kaderini biz karşımıza çıkan seçeneklerden birini sonuçlandırmaya karar verip o kaderi yaşıyoruz....
Unutmamalıyız;
” Yalnızsın ilelebet”
Çizimleri mükemmel, her bir sayfası ince ayrıntılara dikkat edilerek hazırlanmış . Keyifle okunabilecek bir çizgi roman. Bu tür romanların sayısının artması dileğiyle...
Olay örgüsü, çizimler harika… Bir solukta okudum. Murat Menteş yine şaşırtmadı. Bayıldım. 2 saatte bitirdim. Çizgi roman okumayı da severim zaten. Tavsiyemdir. Kalemlerinize sağlık.
Türkan Şoray, 2022 yılında bir Yeşilçam filminde oynasa nasıl olurdu diye merak edenlere cevap niteliğinde bir kitap olmuş. Bize nostalji yaşatırken Murat Menteş'in sürükleyici anlatımıyla ve Hakan Karataş'ın harika çizimleriyle bir solukta bitiveriyor. Başladığınız an elinizden bırakamıyosunuz. Ayrıca eski Murat Menteş'i hatırlatması da cabası. Yazarın Dublörün Dilemması ve Korkma Ben Varım tarzını özleyenler kesinlikle okumalı.
Murat Menteş, Türk yazardır.
Korkma Ben Varım başlıklı romanı, Türkiye Yazarlar Birliği tarafından roman dalında ödüle layık görüldü.
Gençlik yılları boyunca dergi, yayınevi, gazete gibi yayın kuruluşlarında çalıştı; ajanslar ve tv kanalları için metin yazarlığı yaptı.
2009'da Alper Canıgüz, Emrah Serbes, Onur Ünlü gibi yazarlarla birlikte Afili Filintalar adını verdikleri bir tür internet fanzininde yazdı. 2012'de köşe yazıları yazmaya başladığı Yeni Şafak gazetesinden Temmuz 2013'te istifa etti. Menteş'in Deplasmanda Plasebo ve Şeyhim Işınla Beni başlıklı şiirleri Kaan Boşnak tarafından bestelendi.
2016-2021 yılları arasında şef editör olarak çalıştığı OT dergisinde halen yazmaktadır. 2018'den itibaren çizer Hakan Karataş'la birlikte Derde Deva Randevu başlıklı bir kitap dizisi hazırlamaya koyuldu. Bunun yanı sıra, mizah dergisi Uykusuz'da bir roman tefrika eden yazarın kaleme aldığı bölümlere Memo Tembelçizer'in çizimleri eşlik etmektedir.
Murat Menteş, 2013'ten beri serbest yazar olarak hayatını sürdürmektedir.