…Canlı yahut cansız her şey aynı kumaştan aynı kurallara tabi;adına ister Tanrı de ister enerji,yoku vara çeviren o güç her neyse hepimiz onun suretinde var olduk.İşte o yüzden insanın tepkisi neyse kozmosun cevabı da ona göre şekilleniyor.
“Eskiden işler ters gittiğinde insanlar kendilerini yönetenleri suçlardı ama artık bunu yapamıyorlar.Her bir kararın kendileri gibi insanlar tarafından alındığını biliyor ve birbirlerinden nefret ediyorlar! Yine de gidişatın kontrolünün kendi ellerinde olduğu illüzyonu o kadar güçlü ki bundan vazgeçemiyorlar…”
…Sanki midemden başlayarak bütün karnımda keskin asitli sıvılar birikiyordu,sanki yakıcı ve yapışkan küçük denizyıldızları iç organlarıma yapışıyordu.Şiddetlendikçe hacmi genişleyerek artan acı; alnıma,enseme,sırtıma,hayallerime,her yerime vurur,beni boğar gibi sıkıştırırdı.
…Ama en mutlu anı işaret ettiğimizde, onun çoktan geçmişte kaldığını, bir daha gelmeyeceğini bu yüzden bize acı verdiğini de biliriz. Bu acıyı dayanılabilir kılan tek şey o altın andan kalma bir eşyaya sahip olmaktır…