Gün boyunca yüzlerde okunan bütün sıkıntılar, kızıl ve tozlu akşam saatlerinde vahşi bir kendinden geçişle çözülüverir, beceriksizce bir hürriyet bütün milleti coşturur.
Hem ben de onlar gibiyim. Ne olacak sanki! Benim gibi adamlar 'için ölüm'nedir ki? Ölüm bizlerin haklı olduğumuzu gösteren bir olaydır, o kadar.
Büyük bir insan kitlesinin kahvelerde, telefonlarda ticari anlaşmalardan, konşimentolardan, iskontolardan bahsedip durduğu sırada, sıcaktan çatırdayan yüzlerce duvarın ardında, ölümün tuzağına düşmüş bir insanı gözünüze getirin. Modern bile olsa böylesine kupkuru bir şehirde çıkıp geliveren bir ölümün, huzur vermeyen bir durum olacağı bellidir.
Bir şehri tanımanın en doğru yolu, oradaki insanların nasıl çalıştıklarını, nasıl seviştiklerini, nasıl öldüklerini öğrenmektir. İklimin etkisinden mi bilmem, bizim küçük şehrimizde bütün bunlar hep bir arada, farkına varılmayan hep o değişen çarpıntılı bir hava içinde yapılır.