Aslı Özgür, "Kül" ile okuru sadece bir hikâyeye değil, kelimelerle örülmüş derin bir duyuşsal mekana davet ediyor. Yazarın lirik dili, yitirilenlerin, anıların ve insanın kendi içindeki yıkıntıların ardından kalan o ince tortuyu —yani külü— muazzam bir estetikle işliyor. Eser, melankoliyi bir durağanlık değil, bir varoluş biçimi olarak sunarken, dilindeki ustalıkla çağdaş edebiyatın nitelikli örneklerinden biri olduğunu kanıtlıyor. Okurun ruhuna dokunan bu nahif ve güçlü anlatıdan dolayı yazarı kutlamak gerekir.