Bu sağnak, insanlığın üzerine öylesine birden ve bütün gücüyle boşandı ki, yüzeydekileri bastırdı ve insanoğlunun hayvan yanındaki karanlık, ilkel itmeleri, bilinç altı içgüdülerini yukarıya sürükledi.
Şu anda her yerden taşan bir kardeşlik duygusu, sosyal durum, dil, sınıf, din ayrımlarının hepsini silmişti. Hiç tanışmayan kimseler sokakta birbirleriyle konuşuyor, yıllardır birbirlerini görmezlikten gelenler el sıkışıyor ve her yerde hep canlı yüzlere rastlanıyordu. Herkes kendi benliğinde bir yükseliş buluyordu. Artık o eski tek başına kişiler değillerdi. Bir yığına katılmış ve milletleşmişlerdi.
Bu durup dinlenmeksizin çabaları, bütün benliğine yerleşmiş olan tedirginliğini unutmak ve yapayalnızlığını gidermek için bir uyuşturucu madde yerine geçiyordu, belki de!
Sanatçının ortaya koyduğu eseri görmek, bana yeterince bilgi vermez. Ben, büyük yaratmaları bütünüyle kavramak için sadece son bütünü görmek değil, oluş sırasında da kulak kabartmak gerekir diyen Goethe gibi düşünürüm.