Sevdanın temelinde belki de bu vardı : seçilmiş olmak , ayrıştırılmış olmak. Diğer insanlardan ayrı olarak sana bakılması, senin benimsenmen, senin tercih edilmen ve bir sırrın ortağı olmak… İşte bu, sevdanın ilk adımı değil miydi?
Her ne olursa olsun, sevgiyle dolu bir yürek küllerinden doğar yeniden. İsyana, intikama, öfkeye kapılmadan sevginin verdiği güçle ve şevkle her zaman aşkla, neşeyle, inançla tutunur hayata. Tekâmülünü sonlandırmaktan vazgeçmez. Kabuğuna çekilmez. Küçülmez… Olanın içindeki hayrı anlar… Bu ona ne kadar acı ve hüzün de verse, yüreğindeki sevgi güçlü gelir ve yarım kaldığı yerden devam eder yaşam yolculuğuna.