Doğan hocam inceden inceden kendimiz ile yüzleştiriyor, her şeyi doğru yapmaya çalışan bizler aslında hiçbir şey doğru yapamamışız, keşke geriye dönebilsek... Satırlarında yer verdiği gibi evladımıza canımızı veririz fakat, içlerindeki o potansiyelin katili olmakta üzerimize yok. Okudukça kendimi küçülmüş ve hiçbir şey bilmiyor zannettim. Okumak için çok geç kalınmış bir kitaptı benim için. Gerçekler yüzümüze sertçe çarparken, bunu şoku içerisinde uzun süre sersem kalacağım ...
Batman’da bin kişilik salon yetmedi seminerinizi izlemek isteyenlere. Ki geniş bir duyuru da yapılmamıştı. Nerede sahnedeyseniz aynı görüntü. Ve siz az önce -not aldım- “o kadar kişi gelmiş, işte diyorum kuşlar, bende simitler biriktirmişim, bu simidin yani bilginin ne anlamı var kuşlar olmasa” dediniz.
Tess’in bütün kitapları gibi harika bir kitap. Olayları anlatma tarzı o kadar iyi ki, uzun zaman önce okuduğum bu kitaptaki her ayrıntıyı ben oradaymışım gibi hatırlıyorum. Yazarın üslubu kendinizi romanın baş karakteriymişsiniz gibi hissettiriyor. Anlatımından mı yoksa olayların bulunduğu ortamdan mı tüyleriniz diken diken oluyor anlayamıyorsunuz...
Farkına vardım ki, Ayşen, eğer okumak istemiyorsa, bohem hayatı yaşamak istiyorsa bu onun hayatı. Ben elimden geldiği kadar -eğer isterse, sorarsa- ona yardım edebilirim.