3 yaşında, henüz doğru düzgün konuşamadan müziğe başlayan ve kendinden sonra gelen Beethoven, Chopin, Schubert, Wagner, Verdi gibi devleri etkileyen Mozart, 35 yıllık ömründe altı yüzden fazla beste yaptı ve dünyayı notalarla yeniden yarattığını herkese ispat edercesine 1777’deki bir mektubunda şöyle yazdı:
“ Duygularımı şiirle aktaramam, şair değilim; kendimi gölgeler ve ışıkla ifade edemem, ressam değilim; düşüncelerimi hareketlerle de açıklayamam, dansçı değilim. Ama bunların hepsini seslerle yapabilirim. Ben bir müzikçiyim.”
Biraz yapısalcı bir yaklaşım olacak ama bir sanat eseri sanatçısından çıktıktan sonra, sanatçı o eserin algılayıcısı durumuna düşer. Ortada bir tane obje, onlarca yüzlerce süje oluşur. Yani senin benim çıkardığım sonuç sanatçının kafasındaki ile örtüşmese bile yanlıştır denilemez. Sanatın zenginliği de bir anlamda buradan gelir.