Sana şunu derim, küçük adam: içindeki en iyi şey işin duyuyu yitirdin. Boğdun onu, ve onu kimde görsen, katlediyorsun, çocuklarında, karında, kocanda, ananda ve babanda. Sen küçüksün ve de küçük kalmak istiyorsun, küçük adam.
….. ve ona her türlü yargı önünde, sürekli utanç duymadan yanıtlayamayacağı, çok basit ve açık sorular sorarım. Çünkü ben, bir insan içten nedir bilen, kendinin ne olduğunu ve emek hakkındaki lafın değil de, emeğin dünyayı yönettiğini bilen, çalışan bir insanım.
Senin ‘Tanrı’ diye adlandırdığın şeyin, gerçekten var olduğunu biliyorum, ama senin sandığından başka türlü: uzaylarda kozmik enilk enerji olarak, bedenimde sevgi olarak, senin dürüstlüğün olarak ve kendi içinde ve dışında doğayı duyumsaman olarak.
Bir kadına, sevdiğim ve hoşlandığım için sarılırım, yoksa nikah cüzdanım olduğu için ya da cinsel aç dolaşıp durduğum için değil.
Çocukları dövmem, balık tutmam, Karaca ya da geyik avlamam. Ama isteyince, rahat rahat on ikiden vururum. Briç oynamam ve öğretimi yaymak için, ziyafet vermem. Benim öğretim doğruysa kendiliğinden yayılacaktır. Ve keşfimi kim benden iyi yapar, kim yapamaz, buna ben karar veririm.