Fiziksel çekiciliğine kapıldığınız bir insan düşünün. Sizi o kadar çok etkiliyor ki hemen evlenmek istiyorsunuz, ama iç dünyası hakkında sadece zan yürütüyorsunuz. Eğer dışı böyleyse içi de öyledir, şeklinde bir hüsnüzan. Böylece o insana tutuluyorsunuz ve onunla evlenmek istiyorsunuz. Ya bu şekildeki yaklaşımınız yersiz bir iyimserlikten ibaretse? Ya bu kişinin içi dışı kadar iyi değilse? İşte o zaman bir felakete sürüklenebilirsiniz. Benzer şekilde belli şartlar altında yaşadığımız özeldeneyimi akli birtakım gerekçelere yaslanmadan alelacele yorumlamaya kalkarsak çok yanlış inançlara saplanabiliriz.