Bu küçük, saçma eylem aslında her şeyi özetliyor: İnsan, anlamsızlığı yaşarken bile bir sonraki anlamsızlığa uzanır. Bitmemiş bir acıyı taşırken yeni bir acıyı davet eder. Sartre'ın dediği gibi, "insan özgürlüğe mahkûmdur" — ama bu özgürlük çoğu zaman elimizdeki dumanı görmezden gelip yeni bir ateş yakmak biçiminde tezahür eder.
Soldaki parmaklar hâlâ sıcaktı. Sağdaki kibrit henüz sönmüştü. İkisi arasında geçen o bir saniye — ne biri ne diğeri, ne geçmiş ne gelecek. Sadece iki duman, birbirine bakmadan yükselen.
Belki de varoluşun özü budur — tükenmekte olanı bırakmadan önce yeni bir tükenişe başlamak. Çünkü insan durduğunda kendisiyle yüzleşmek zorunda kalır. Ve bu yüzleşme, iki sigaranın aynı anda yanmasından çok daha yakıcıdır.
Duman dağılır. Ama seçim kalır.