Hani yalanım yok bilirsin sen Saçının teli yere düşse Üç kere öper alnıma koyardım Sevda tam kalbe düşmüşse Hani yalanım yok bilirsin sen Hani öylede ölümsüzdü yaşananlar Deli dolu geceler durgun sabahlar Böyle bir sevdadan sonra aşka Karaktersiz olanlar yeniden başlar Hani öylede ölümsüzdü yaşananlar Şimdi balkonda sigarlar duman duman Gökyüzünü bir bulutlar bir ay süslüyor Ne verdiyse hepsini geri alırmış zaman Yanaklarına ılık bir gözyaşı süzülüyor Şimdi balkonda sigarlar duman duman M. İlhan Genç
Şiir
Bir saman sarısı bir duman karası 🙂
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Elimde hâlâ yanan bir sigara varken yenisini yaktım.
Bu küçük, saçma eylem aslında her şeyi özetliyor: İnsan, anlamsızlığı yaşarken bile bir sonraki anlamsızlığa uzanır. Bitmemiş bir acıyı taşırken yeni bir acıyı davet eder. Sartre'ın dediği gibi, "insan özgürlüğe mahkûmdur" — ama bu özgürlük çoğu zaman elimizdeki dumanı görmezden gelip yeni bir ateş yakmak biçiminde tezahür eder. Soldaki parmaklar hâlâ sıcaktı. Sağdaki kibrit henüz sönmüştü. İkisi arasında geçen o bir saniye — ne biri ne diğeri, ne geçmiş ne gelecek. Sadece iki duman, birbirine bakmadan yükselen. Belki de varoluşun özü budur — tükenmekte olanı bırakmadan önce yeni bir tükenişe başlamak. Çünkü insan durduğunda kendisiyle yüzleşmek zorunda kalır. Ve bu yüzleşme, iki sigaranın aynı anda yanmasından çok daha yakıcıdır. Duman dağılır. Ama seçim kalır.
Hep kaçıp, yeni bir adım atarken Dibine kadar çileye batıp çıkarken İçine atıp atıp, yoluna basıp giderken Su gibi akıp geçer zaman
Müzik
Gökyüzü ve sigara Ve yalnızlık ve Tanrı Nereye baksam imtihan Nereye baksam apayrı Ses gürültü kalabalık ve tenhalık Şu kedi balkondan düşmez mi? Köpek yorgun ve aç ve kimsesiz bulutlar Tanrı bulutlara emir veriyor ağlayın diye Ortalık Tanrı kokuyor Sigaradan iki nefes artarda Duman ve yağmur bir oluyor Ve sağanak yağmurda bir köpek ıslanıyor Sessizce bekliyor Ağzı açık...
1000Kitap
Er Başımda Duman, Dağ Başında Kış Erilir Gam Yeme Divane Gönül #pirsultanabdal
Duygu ve Düşünce