Berfoo

Şimdiki zamandan gözlerimiz bağlı geçeriz. Çok çok yaşamakta olduğumuz şeyleri sezebilir ve tahmin edebiliriz. Ancak daha sonraları, gözlerimizin bağı çözüldüğünde ve geçmişi incelediğimizde, yaşamış olduğumuz şeyleri kavrar ve onların anlamına varırız.
Sayfa 20
Reklam
Çok aşırı bir inanç en kötü müttefiktir? Bu fikre kapılmış olarak, bir söyleve giriştim: "Insan bir seye harfi harfine inandığında, inanç bu şeyi saçmalığa iter. Bir politikanın gerçek savunucusu, bu politikanın safsatalarını hiçbir zaman ciddiye almaz, yalnızca bu safsatalar ardında gizlenen pratik amaçları ciddiye alır. Çünkü politik klişeler ile safsatalar biz onlara inanalım diye yaratılmamışlardır, onlar daha çok örtük olarak benimsenmiş mazeretlerdir. Onları ciddiye alan safdil kişiler bu klişelerde ve safsatalarda er geç çelişkiler keşfedecekler, isyan etmeye başlayacaklar ve sonunda rezilce birer sapkın ya da dönek olup çıkacaklardır. Hayır, aşırı bir inanç hiçbir zaman iyi birşey getirmez; yalnızca dinsel ve politik sistemlere değil, bu küçük genç kızı çekmek için başvurduğumuz kendi sistemimize bile.
Sayfa 60
Hissetmiyorsun, felaketinin paramparça kalbinde, bozulmuş aklında yattığını hissetmiyorsun, dünyanın bütün kralları gelse bile yardım edemez.
Sayfa 91
Beni onda rahatsız eden bir başka şey, sadece duyduğu ve okuduğu konulardan bahsetmesi; hem de başkalarının ona sunduğu bakış açısıyla. Bir de yüreğimden ziyade zekâmı ve yeteneklerimi takdir ediyor, oysa o benim tek gurur vesilem, her şeyin, her yeteneğin, her mutluluğun, her acının tek başına kaynağı. Ah, benim bildiklerimi herkes bilebilir bana özgü olansa yalnızca yüreğim.
Sayfa 74
...yeteneklerimin huzursuz bir tembelliğe dönüşmesi bir felaket, ben boş duramıyorum, ama elimden hiçbir şey yapmak da gelmiyor. Hayal gücümü yitirdim, doğa artık beni duygulandırmıyor, kitaplar tüylerimi diken diken ediyor. Kendimizden yoksunsak, elbette her şeyden yoksun kalıyoruz.
Sayfa 51
Reklam