"Kötülüğe karşı direnmeyeceksin" sözünden büyük ferahlık duyuyorum.İnsana gerçek hürriyeti bu "direnmemek" kazandıracak gibi geliyor bana.Yalnız, insan bir saniye bile aklından çıkarmamalı İsa'nın bu sözünü.Yoksa bütün çabalar boşa gider.Insan, bir an için olsun, duygularına kapılıp karşı koymaya başlarsa, benim gibi olur sonunda.Nereye döneceğini kime saldıracağını bilemez.İsa bu gerçeği çok iyi biliyordu:hiç yanılmadı bu konuda.Sorguya çekildiği sırada bir muhafızın attığı tokada biraz sinirlenir gibi oldu; fakat gene kendini tuttu.Bense, sarhoşlar gibi küfrediyorum içimden (ve dışımdan)Haksızlığa uğradığımı sandığım zamanlarda göğsüme doğru bir yumruğun beni sıkıştırdığını hissediyorum. Oysa insan, yalnız davranışlarıyla değil, içinden de kötülüğe karşı direnmemeli; hayatında kötülüğe direnmekten başka yüksek ve güzel şeyler olmalı ki bütün ilgisini bu konuya toplamasın benim gibi.Her nefes alışında bu cümleyi alıp vermeli insan: kötülüğe karşı direnmeyeceksin.
Beni onda rahatsız eden bir başka şey, sadece duyduğu ve okuduğu konulardan bahsetmesi; hem de başkalarının ona sunduğu bakış açısıyla.
Bir de yüreğimden ziyade zekâmı ve yeteneklerimi takdir ediyor, oysa o benim tek gurur vesilem, her şeyin, her yeteneğin, her mutluluğun, her acının tek başına kaynağı. Ah, benim bildiklerimi herkes bilebilir bana özgü olansa yalnızca yüreğim.
...yeteneklerimin huzursuz bir tembelliğe dönüşmesi bir felaket, ben boş duramıyorum, ama elimden hiçbir şey yapmak da gelmiyor. Hayal gücümü yitirdim, doğa artık beni duygulandırmıyor, kitaplar tüylerimi diken diken ediyor. Kendimizden yoksunsak, elbette her şeyden yoksun kalıyoruz.