HİKAYEM HAYATIMDIR....
Puan vermedi·336 syf.··
2026 81. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 14:44
Omuzlarımda dünya Nurullah genç Kitabindan yazarın hayatından kısa kısa Bölümler şeklinde ders niteliğinden hikayeler var bu hikaler insann özünü çabasını azimle neler yapabileceğini bize çok güzel bir örnek olan Nurullah gençin samimi anlatimiyla hem onu tanımak hem onun gibi güzel bir adamı örnek almak tüm zorluklara rağmen önce rabbine sonra çabayla hayatin zorluklarının alabileceğimiz ve insan oğlu çalışıp çabayla bu dünyayı tamlıyarak dünya hayatını bitirirken aynı zamanda ahirete azık olarak yine yaşantın rabbine olan inancın bu dünyadada ahiretede sana ışık tutar bu kitapda en sevdiğim söz Hikayen hayatındır sözü hikiyalerimiz hayatlarımız hayatlarımız her iki dünya olan azık Bu kitabı okuma nedenlerinden biride bana şiiri sevdiren şiirle tanıştıran yazar ve en sevdiğim şiirleri yağmur ve Rüveyda hiç bıkmadan dinlerim herzaman Yazar okadar sıcak bir üslupla okuyup anlatıyorki kitap boyunca da aynı samimilik devam ediyor yazarı seven kişilere tavsiye ederim daha yakından tanımak ve bu değerli yazarın hayatının bir kesimi olan kitap bence kütüphanede yerini hakkediyor.
Duygu ve Düşünce
Omuzlarımda DünyaNurullah Genç · Timaş Yayınları · 20242,053 okunma
Kızıl
Puan vermedi·68 syf.··
2026 50. kitabı
Stefan Zweig, Kızıl‘da yalnızca bir hastalığın hikâyesini anlatmıyor; insanın kendini bulma yolculuğunu, ölüm korkusunu ve yaşamın gerçek değerini sorgulatıyor. Berger’in yaşadığı içsel dönüşüm öylesine doğal ve etkileyici aktarılmış ki, kitabın sayfaları ilerledikçe onun umutsuzluğunu, yalnızlığını ve yeniden hayata tutunma isteğini siz de iliklerinize kadar hissediyorsunuz. En sevdiğim yönlerinden biri anlatımının olağanüstü akıcı olmasıydı. Zweig’in kalemi yine hiç zorlamadan akıyor; kısa bir öykü olmasına rağmen karakterlerin ruh dünyasına uzun bir roman okumuş kadar derinlemesine tanık oluyorsunuz. Kitabı okurken kendimi tamamen o dönemin Viyana’sında buldum. Baharın gelişiyle birlikte Berger’in iç dünyasında filizlenen umut, doğayla insan ruhu arasında kurulan o ince bağı çok zarif bir şekilde hissettiriyor. Bence öykünün en güçlü yanı ise hastalığın yalnızca fiziksel bir rahatsızlık olarak anlatılmaması. Evet, Berger kızıl hastalığına yakalanıyor; fakat Zweig’in asıl anlattığı hastalık bedeninde değil, ruhunda başlıyor. Berger zaten öykünün ilk sayfalarında hayattan kopmuş, yalnız, amaçsız ve umudunu yitirmiş biri. Kızıl hastalığı, onun içindeki bu çöküşün görünür hâle gelmesini sağlıyor. Ölümle yüzleştiği anda ise yalnızca bedeni değil, ruhu da iyileşmeye başlıyor. İnsanlara yardım etmenin, mesleğinin anlamını keşfetmenin ve sevginin insanı yeniden hayata bağlayabileceğini görüyor. Bu yüzden bana göre öyküdeki “kızıl”, yalnızca tıbbi bir hastalık değil; aynı zamanda insanın içine yerleşen umutsuzluğun ve yalnızlığın sembolü. Bu yönüyle Kızıl, bana günlük hayatta büyüttüğümüz pek çok kaygının aslında ne kadar önemsiz olduğunu yeniden düşündürdü. Ölüm ihtimaliyle karşılaşan Berger’in yaşamın en küçük ayrıntılarında bile yeniden anlam bulması, insanın bazen en
KızılStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202237bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
9/10
·130 syf.··
Beğendi
·
2026 40. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 14:00
Selamünaleyküm. Ilan Pappe, İsrailli bir aktivist ve tarihçi. Bunu öğrendiğimde kitaba ister istemez şüpheyle yaklaştım. “Acaba vicdanlı bir yaklaşım mı sergiliyor, yoksa taraflı mı?” diye düşündüm. Ancak okudukça bu şüphemin büyük ölçüde yersiz olduğunu gördüm. Ufak tefek birkaç nokta dışında taraflı bir söylemle karşılaşmadım. Nitekim 1000Kitap’ta okuduğum bazı yorumlarda da benzer değerlendirmeler vardı. Yazara göre işgal ne 1. Dünya Savaşı’ndan sonra ne de 1948’de başladı. Süreci, 1882’de üç Yahudi gencin Filistin topraklarına gelmesiyle başlatıyor ve bu tarihten 7 Ekim 2023’e kadar yaşanan olayları kronolojik olarak, kısa ama anlaşılır bir şekilde anlatıyor. Elbette ayrıntıları okuyucunun kendi ilgisine bırakıyor. Kitabın sonunda, konuyu derinleştirmek isteyenler için bir ileri okuma listesi de yer alıyor. Ne yazık ki bu listedeki eserlerin büyük bir kısmı henüz Türkçeye çevrilmemiş. İnşallah en kısa zamanda onları da raflarda görürüz. Ben yazarın diğer kitaplarını da okumayı düşünüyorum. Bu kitabı ise keyifle okudum, konuya ilgi duyanlara tavsiye ederim.
Filistin-İsrail Meselesinin Kısa TarihiIlan Pappé · 202533 okunma
10/10
·136 syf.··
2026 59. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 12:51
Çok samimi, içten ve eğlenceli bir eser. Yazar, yazdıklarıyla beni çocukluğuma götürürken günümüzün gerçeklerini de bir kez daha hatırlattı… Tavsiye edebileceğim, temiz içerikli bir kitap. Okurken yanınıza çayınızı veya kahvenizi alın, keyif alacağınızdan eminim. İstifadeli olsun!..
Burası Gerçek DünyaŞeyma Çekici · Cezve Kitap · 2018524 okunma
9/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2026 102. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 13:39
Kalp Sorunları serisinin üçüncü kitabı olan Aşk Meleği'nin Suçları, benim için serinin ruhunu koruyan, bol kahkahalı, romantik ve aksiyon dolu bir final kitabı oldu. İlk kitaptan beri Emelle'nin macerasını büyük bir keyifle takip ediyordum ve bu kitapta onun geldiği noktayı görmek oldukça güzeldi. Emelle, şimdiye kadar okuduğum en eğlenceli fantastik roman karakterlerinden biri olabilir. Bir Aşk Meleği olarak yıllarca kimsenin onu göremediği, ona dokunamadığı ve onunla iletişim kuramadığı bir hayat yaşamış olması, karakterini çok farklı bir noktaya taşıyor. Fiziksel bir beden kazandıktan sonra hayatın en basit şeylerini bile ilk kez deneyimlemesi hem komik hem de oldukça sevimliydi. Yemek yemek, sarılmak, dokunmak, yürümek gibi sıradan görünen şeylerin onun gözünden anlatılması hikâyeye ayrı bir renk katıyor. Emelle'nin olaylara verdiği tepkiler, yaptığı yorumlar ve özellikle etrafındaki insanlara taktığı lakaplar boyunca beni sık sık güldürdü. Bu seride en sevdiğim şeylerden biri reverse harem temasının yalnızca romantizm üzerine kurulmaması. Emelle ile eşleri arasındaki bağın zaman içinde gelişmesini, birbirlerini tanıyarak ve güven oluşturarak ilerlemelerini okumak çok keyifliydi. Ronak, Lore ve Declan'ın her biri farklı kişilikleriyle hikâyeye katkı sağlıyor. Hiçbiri birbirinin kopyası değil ve bu da ilişkilerin daha gerçekçi hissettirmesini sağlıyor. Özellikle Ronak'ın sert tavırlarının altında sakladığı duygular ve Emelle ile olan gelişimi benim için kitabın en güçlü noktalarından biriydi. Onu kazanmak kolay değildi ve belki de bu yüzden en sevdiğim karakter oldu. Kitap boyunca romantik sahnelerin yanı sıra aksiyon ve gerilim de oldukça ön plandaydı. Yaklaşan savaşın etkileri, siyasi oyunlar, ihanetler ve geçmişten gelen hesaplaşmalar hikâyeye sürekli hareket
Aşk Meleği'nin SuçlarıRaven Kennedy · Ren Kitap · 202634 okunma
Mükemmel Bir Dünya
Puan vermedi·314 syf.··
2026 5. kitabı
Harry Potter ve Sırlar Odası, J.K. Rowling tarafından yazılmış fantastik bir romandır. Kitap, Harry Potter’ın Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Okulu’ndaki ikinci yılını anlatır. Harry, Ron ve Hermione ile birlikte okulda yaşanan gizemli olayları çözmeye çalışır. Kitabın konusu, Hogwarts’ta açılan gizli bir oda ve bu olayla bağlantılı olan tehlikeli sırların ortaya çıkarılmasıdır. Harry, arkadaşlarıyla birlikte bu sırrı çözmeye çalışırken cesaretini ve yeteneklerini kullanır. Eserde dostluk, cesaret ve geçmişte yaşanan olayların etkileri gibi konular işlenir. Sürükleyici anlatımı ve gizemli atmosferiyle Harry Potter ve Sırlar Odası, serinin heyecanlı kitaplarından biridir.
Harry Potter ve Sırlar OdasıJ. K. Rowling · Yapı Kredi Yayınları · 201949,1bin okunma