"idam mahkumunun biri ölümünden bir saat önce, yüksek bir dağın tepesinde, ancak iki ayağının sığabiieceği kadar daracık bir yerde yaşaması gerekse, çevresindeyse uçurumlar, okyanuslar, sonsuz karanlıklar, fırtınalar ve sonsuz bir yalnızlık olsa, yine de o bir avuç yerde ömrü boyunca, binlerce yıl, sonsuza dek yaşamanın, o anda ölmeye yeğleneceğini söylemiş. Yeter ki yaşasın! Yalnızca yaşasın! Aman Tanrım, bu
nasıl gerçek böyle! Bu nasıl gerçek! İnsan ne alçak yaratıkmış !" Raskolnikov bir dakika kadar durup düşündü, sonra
"Bunun için insana alçak diyen de alçaktır! " diye ekledi.
* İnsanoğlu denen aşağılık yaratığın alışamayacağı hiçbir şey yok galiba!.."
Dalıp gitmişti.
- İyi ama, ya ben yanılıyorsam? .diye haykırdı birden.İnsanoğlu aşağılık bir yaratık değilse ya ? .. Yani genel olarak tüm insanlık, tüm insan soyu ... O zaman geri kalan her şey bir boş inançtan, kuruntuya dayanan bir
korkudan başka bir şey değil . .. O zaman ... hiçbir engel yok ... Zaten olmaması da gerekir!. .