Dürr-i Kur'an

Sıdk, şartlar ne olursa olsun insanın sağa sola meyletmemesidir. Sıdk, Ashab-ı uhdud kıssasındaki genç, Firavun'un hizmetçisi kadın ve Enes bin Nadr gibi gerektiğinde canını verebilmektir. Çünkü şehidin kanı nur ve nârdır/ateştir.Müslümanların yolunu aydınlatan nur, kâfirlerin bağrını ve köklerini yakan nârdır...
Sayfa 115·Kitabı okudu
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Herkes ne diyecek? Fakat bu ana kadar herkesten ne gördüm ki.. Bana en yakın olanlar dahil olmak üzere, bu herkes dedikleri şey beni üzmekten, hayatımı manasız bir hale sokmaktan başka ne yaptı?..Bu yaşıma kadar en iyi zamanlarım tam manasıyla yalnız kalabildiğim zamanlarım olmuştu.
Sayfa 122·Kitabı okudu
Hadi,tebessüm edelim biraz. Hatta size bir sır vereyim; bunu tıp literatürü yazmaz ama "aaamaaan beee" diye bir ilaç vardır aslında. Bizim her yaptığımızı çevremiz tasdikleyecek değil ya. Herkes bizi sevecek,her işimiz tıkırında gidecek, hepimiz her günümüzü kahkahalar içinde geçirecek de değiliz.Hasetler edilecek ,gıybetler yapılacak, kinayeler başucumuzda olacak. Bazen hakikaten bu teslimiyeti yaşayamıyor oluşumuza en büyük sebep; içimizde bize yaşatılanları ve bunları yaşatan insanları fazlası ile tutuyor oluşumuzdur.Oysa şu yukarıda yazılan teselliye tutunup ,her derdini secdede bırakacak biri için nefretten ziyade rahmete dönüşmeleri gerekmez mi? Neden bizi bu nimetten mahrum etmelerine izin veriyoruz? Kaynanammış, kocammış, eltimmiş, komşummuş, hocammış, arkadaşımmış...Hangisi kabirde benimle?Değer mi şu güzel ömrümü tüketmeye? Bana laf sokmuş da, emrivaki yapmış da, hava atmış da, hakkımda konuşmuş da, doğru anlamamış da... Evet, fazlasıyla yapılan hatalar vardır.Ama gece yastığa başımızı koyduğumuz andan tutun da, namazda bile onları düşünmek zorunda değiliz ki biz!Bu hal onlara değil, bilakis bize kaybettirir. İçimizde nefis, ensemizde şeytan var.Bakın çok iyi anlayın burayı.Biz var ya biz, biz de az değiliz.Biz çok bollukta,çok keyif aldığımızda, sıhhatimiz yerindeyken, kısacası canımız yanmadıkça secdede Rabbimize böyle içten, böyle candan gözyaşı dökmeyiz .Keşke dökebilsek ama yapı itibariyle böyleyiz. Ama ne zaman birinden hançer yeriz, ne zaman biri canımızı acıtır işte o vakit öyle bir "Rabbim" deriz ki duyan şaşırır. Belki de bu yüzden Rabbimiz bizi yoluna sokmak, kendimize getirmek için bu insanları vesile ediyor olabilir mi? Böyle düşününce bizi ağlata ağlata Rabbimizin kapısına gönderenleri o kadar da büyütmeyiz belki gözümüzde .Evet
Sayfa 380·Kitabı okudu
Anlat ,dök içini, dilediğini söyle. Ağla,haykır ve hatta bırak gıybetli ağızları, bırak kınayan gözleri bizzat Rabbinle dertleş." Ey Rabbim, bana ne dediler işittin değil mi ?Yüreğimi nasıl dağladılar gördün değil mi Rabbim! Nasıl incindim, şahit oldun değil mi ?Senden gayrı kimim var ki gidecek.Sen merhametlilerin en merhametlisisin, halim de budur .Yetiş Rabbim. Gıybetimizi yapmaz, bize kınamaz, ayıplamaz, kusurumuzu yüzümüze vurmaz. O hakir görmez. O bizi incitmez. Yine "kulum" der "affettim" der."RABBİM" diyene "YETTİM"der.Bu da yetmez."OL" der ve gidiverir her dert ve keder. ANlayamazsın bile ne olduğunu, bir anda değişir dünyan.
Sayfa 379·Kitabı okudu
Bazen bırakmak lazım olayları akışına ve tevekkül etmek lazım tebessümle. Bu kadar zor olmamalı Rabbimize sımsıkı sarılmak, olana ve olmayana hamd etmek .Bizler bunun tam aksine ,gelmemiş gelecek için dertlenip sabrımızı şimdiden tüketiyoruz.Dert sandıklarımız bizleri her gece yatağımızda boğup, uykularımızı bölerken bir gece yarısı Rabbimizle buluşmuyor oluşumuz en büyük dert değil midir hakikatte?Hiç seccademiz ıslanmamışsa gözyaşımızla, bu koskocaman bir mahrumiyet değil midir aslında ?Nerede arıyoruz ki dermanı başka ?Gidelim secdeye, fısıldayalım derdimizi.Ağlayalım, ıslansın seccademiz akan sımsıcak gözyaşlarımızla.Derdimizi Rabbimizi anlatmak nasıl da lezzetli gelecektir o an bize.
Sayfa 378·Kitabı okudu