Ayrılık Ne biliyor musun?..
İnsanın içini dökmekten vazgeçmesi ayrılık! İpi kopmuş boncuklar gibi yollara döktüğü gözlerini, Birer damla düş kırıklığı olarak toplaması içine. Ardında dünyalar ışıyan camlar dururken, Duvarlara dalıp dalıp gitmesi. Türküsünü söylecek kimsesi kalmamak ayrılık. Şükrü Erbaş
Ezginin Günlüğü Pir Sultan kızıyım ben de Banazda Kanlı yaş akıttım baharda güzde Koç babam astılar kanlı Sivasta Dar ağacı ağlar, Pir Sultan deyi, deyi Yıldızdır yaylası dost, Banazdır köyü Dost hey dost, dost hey dost Yaz bahar ayında medet dolanır suyu Sularda ağlaşır hey dost, Pir Sultan deyi Aradım eski hayalleri Vakitsiz geçip giden trenlerde Sevgili arkadaş yüzleri Dünya inan ki bildiğin gibi degil cocuk Geceydi ay vardi, bütün hayatımız Uzak bir yıldızdan düşmüş gibiydi Dilimde bir genclik sarkisiyla Aradım eski hayalleri Dünya inan ki bildiğin gibi değil cocuk Bir dümensiz sandal, belki oyuncak bir kayık Leyla sensin, sevdiğin hayal değil cocuk Eski bir sevdadır akıntıya karsı yolculuk Uzun bir yol vardı, nehir boyunca Derin yamaclardan daglara dogru Bir cocuk bulutlara cıkardı Gördüğü düşün kanadıyla
Müzik
Reklam
ben ibrahim’in sır kâtibi yakub’un dedektifi yusuf’un hapishane arkadaşı düş yorumu öğretmeni ama görmedim yavuz bir öğrenci aydın kılıçların şelâlesi musa gibi
İpi kopmuş boncuklar gibi yollara döktüğü gözlerini, Birer damla düş kırıklığı olarak toplaması içine. Ardında dünyalar ışıyan camlar dururken, Duvarlara dalıp dalıp gitmesi. Türküsünü söyleyecek kimsesi kalmamak ayrılık.
Bir sır gibi saklarım seni Bir yemin bir gizli Düş gibi
İlkokul çocuğuna anket ödevi ve biraz da sistemin gerçekleri
Bugün bizimkiler dışarıya dağılırken ilkokula giden kuzenim kapıyı çalmış "Merhaba, benim ödevim var. Anket yapmam lazım, bir şeyler yapacağım. O yüzden buradan -listeyi gösteriyor- en sevdiğin yemeği seçer misin?" dedi. Listeye bakarken "Nasıl bir şey yapacaksın, yoksa seçtiğimi mii?" deyip onunla uğraşırken "Öyle değil, sadece çoğunluğu bulmak için." dediğinde güldüm. "Hmm, şimdi burada patates var kızartma mı yoksa haşlama mı ya da sarma etli mi yoksa zeytinyağlı mı?" diye biraz sıkıştırıp tepkisine bakarken "Kızartma da haşlama da patates, onların da ikisi sarma. O yüzden isteğine göre seçebilirsin." deyip rolümü çalarken "Ben tost diyorum. İçinde malzemesini bilmediğim için önüme ne geleceği belli değil ama neredeyse her çeşidini severim." deyip birlikte gülerken "Seçim yaparsan açık ve net olsun tamam mı, değilse seçme. Ben sen sordun diye seçtim birini. Yoksa o kadar yüzeyde kalmış bir şeyi seçmem." deyip ona tatlı bir bakış atarken "Haklısın, onlar öğrencilere öğretecek kadar bile bilmiyor. Nasıl kitap çıkarıyorlarsa?" demişti. Her çocuk gibi o da ödev yapmaktan fırsat bulunca yakınıp bir şekilde laf sokacak. Çünkü arada benle takılıyor: Önüne eğitim diye konulanı da sorgulayacak. Artısını ve eksisini ölçecek. Nasıl bir sistem içinde olduğunu anlayacak vs. Onlar ilkokul için yüzeyde tutup alıştırma yapıyor ama kim her çocuğun aklının gittiği sınıfa uygun olduğunun garantisini verebilir? Ve sana getirdiğine tabi ki bir şeyler katıp sonraki seviyelere hazırlamalısın. Armut piş ağzıma düş yok: O armut hangi toprakta yetişmişti, şekli nasıldı, rengi nasıldı, tadı, dokusu, kokusu, sana gelene kadar hangi yollardan geçti, nasıl gübrelendi, nasıl ilaçlandı vs. "Doğru" ona, algı olarak değil, gerçek ve değişmez olarak işlenmeli ki kuzu kürkü giymiş kurtlara kanmasın:
Duygu ve Düşünce
Reklam
Reklam