a

a
@duslerkursagi
kanlı belleklerimizden hiç silinmeyen anılarımız, dans ediyor şiirimizin kırık penceresinde.
izmir
7 Haziran 2005
11 okur puanı
Temmuz 2021 tarihinde katıldı
@duslerkursagi·
·
sabitlendi
Sekizinci Renk
Aramızdaki mesafenin meridyenlerine dokundum Tüm atlasların yengeç dönencesine seni eklemişken Bulmak seni devr-i alem süresi oldu.
İnsanlar her girişimi bir seçeneğe bağlarlar; başarı ya da başarısızlık, yengi ya da bozgun seçeneğine. Ben başka bir mantığı savunurum: aynı zamanda ve çelişkin olarak mutlu ve mutsuzumdur: "başarmak" ya da "başarısızlığa uğramak" ancak durumsal, geçici anlamlar taşır benim için (ama bu durum acı ve isteklerimin şiddetini gidermez); beni gizliden gizliye, inatla yönlendiren şeyin "taktik"le hiç ilgisi yoktur; doğrunun ve yanlışın dışında, başarılmışın ve kaçırılmışın dışında, benimser ve kesinlerim; her türlü amaçlılıktan uzaklaşmışımdır, rastlantıya göre yaşarım (söylemimde imgelerin zarlar gibi gelmesi de bunu gösterir). Serüvenle (başıma gelenle) karşılaşınca, ne yengi, ne yenilgiyle çıkarım bu serüvenden: "trajik" bir insanımdır. (Böyle bir aşk sürdürülemez diyorlar bana. Ama sürdürülebilirliği nasıl değerlendirmeli? Sürdürülebilir olan neden İyi olsun? Sürmek neden yanmak'tan daha iyi olsun?)
Sana gittiğim yerden yazmak için yakın ya da uzak bir postane arıyorum. Burada kapılar mavi. "Burada bütün maviler kırmızı" diyorlar, anlamıyorum. Aramızdan yollar
gözlerini söndürme muhtacım ben senin aydınlığına muhtacım yepyeni bir ilkbahar harcayıp bir yaz boğup bir sonbahar harcayıp rüzgar gülünü arayacağım vinçler yine akşamları indirecekler yine karanlığa bulaşacağım gözlerin rüzgarda savrulacak ikimiz iki sap buğday olsak sen benim olsan ben senin olsam bir gece vakti aklına gelsem uykunu tutsam bırakmasam seni kucaklasam kucaklasam birbirimizin kalbini dinlesek dünyanın kalbini dinlesek büyük ateşler yaksalar iki güvercin uçursalar nerede olduğumuzu bilsek
akşam oldu yine bastı karalar varıp yıldızların kapısını çaldım açtılar