• Benden nefret ediyordu, asi pis suratlı bir düşman gibi bakıyordu beni gorduğu şeye.. Bir gece ruyasına girdim ellerim ile yüzüne dokunmak istedim. Beni daha önce karşısında ve canlı olarak görmemişti, o gün bugündür hayallerinde kılıktan kılığa koyuyor beni.. İzin verseydim butun leşi kusacaktı hayatıma.
  • Evet gün boyu 7 sülalemin bana yazdığı ve aradığı günün ardından..
    Beni zorla psikiyatriye gönderöeli. Neymiş efendim delirmişim. Sizene lan sizene. Doktor kendisi sen öyle hissetmiyosun gerisinin ne önemi var hıı?
    Evet bu aralar saçmaladım galiba. Çok fazla mutluyum. Ama hiç mi hakkım yok ya??
    Biliyorum zaten okullar açılacak. Ve ben bazı şeyleri gene kaldıramayacağım
    Korkuyorum..
    Hem de o kadar çok korkuyorum ki..
    Gideceğim bu yabancı şehirden..
    Alışamamaktan..
    Mutluluğum gene hep olduğu gibi sonlanacak!
    Akışına bırakamicam
    Dayanamicam hep gene insanlara ve bana yapılan haksızlıklara..
    Çok kırcaklar parçalayacaklar kalbimi...
    Yıkacaklar..
    Üzecekler..
    Ağlatacaklar geceler boyu..
    İkinci kez konuşmayı unutucam.
    Lal olucam.
    Harfleri çıkaramicam..
    İsmimin harflerini tek tek incelicem.
    Benim ve ailemin..
    Belki sülalemin...
    Bir yabancı olarak gelecekler hep.
    Ve en yakınlarım bile...
    Tekrar en ağır şekilde kirli damgası görücem..
    Be psilojim bozulacak..
    Her gün istisnasız ya 1 ya 2 kez..
    Banyo yapıcam..
    Buz gibi soğuk sularda..
    Kafamın bitlendiğini düşüncem hep..
    Durmadan kötü koktuğumu düşünücem..
    Sınavlarda 10 kez tekrarladığımı daha 2 dk önce ezberlediğimi unutucam..
    Yemek yiyemicem..
    Tam 7 kilo vercem..
    Suratsız bir maymuna benzicem ağlamaktan..
    Sol gözüm şişecek..
    Kapancaklar..
    Seğirecekler ve ölü gibi bakıcam..
    İnsanlara öyle acıklı utanası suçlu ve mahçup..
    Evet depresyonun en dibindeyim..
    Bir zamanlar popüler...
    Bir melek gibi göklerde uçan egoist bencil kendini bir bok sanan nur..
    Evet dipteyim..
    En dipte..
    Cehennemin en dibi İbommm..
    Ve sen yoksun gene iki gözüm...
    Sessiz sessiz ağlıyorum İbomm
    Kimse duymuyor iç çekişlerimş hıçkırıklarımı...
    Ben dönüyorım dünya dönüyor.
    Başım dönüyor..
    Çekiyorum pembe yorganımı sinemden yukarı..
    Oda soğuk ..
    Buz gibi oda..
    Kalabalık oda bayağı hem de...
    Ama ben istemiyorum artık kimseyi...
    Hiç kimse iyi gelmiyor bana ibom..
    Allahımdan başka bir kişi bile..
    Ne aşık olabiliyorum.
    Ne arkadaş..
    Ne vefalı bir dost..
    Sattım dünyamı..
    Hem dünyamı hem ahiretimi..
    Yesteyim..
    Ümitsizlik..
    Karamsarlık...
    İsyandayım...
    Allah belamı vermiş..
    Çok ah almışım..
    Düşmanlarım çok..
    Oysa ben bir kişiyi bile düşman görmedim kendime..
    Eriyorum..
    Günden güne...
    İçime kapanmışım tekrar...
    Bayılıyorum içime atıp atıp ağlamaya..
    Acısı çok güzel...
    Hala dinmedi...
    Dinmeyecek...
    Dinmiyor....
    Çekiyorum tekrar yorganımı gözyaşlarım...
    Bilmem kaç yüz kez olmuş...
    Islanıyor yastığım...
    Damla damla pervasız istemed dökülüyorlar...
    Gözümde yaş kalmadı yeminlen...
    Hani yaşlıların hastalığı olur ya..
    Böle en alası gözyaşı kalmaz onlarda..
    Tıpkı onlar gibiyim ibom
    Ama sen..
    Ya sen?
    Sen de yoksun yanımda...
    Hiç kimse....
    Bir kişi bile yok ki yanımda..
    Ve ben gene yalnızım..
    Hep yalnızlığa mahkum olucam..
    Çekiyorum yorganımı her gece olduğu gibi...
    Saat 4...
    Belki 5..
    Evet yasyık gene sırılsıklama...
    Uyıyamıyorum...
    Bir kişi bile nur..!!
    Allah belanı vermiş be Nur...
    Bir kişi bile neyin var?
    Diye sormadı ve sormuyorlar...
    Sahi sen neyin var Nuurr!!
    Diue sordun mu?
    Hayır!!
    Sen de onlar gibisin..
    Kimse beni düşünmüyor..
    En yakınlarım bile...
    Ama sakın hiç canınızı sıkmayın..
    Evet ölüyorum..
    Zaman sandığımdan da çabuk geçiyor..
    Sahş akşam mı oldu?
    Her yer karanlık..
    Sana yemin ediyorum saatleri zamanı çözemiyorum..
    Beynim yanmış...
    Kayboluyorum düşüncelerde..
    Delirdim....
    Delirttiler..
    Evet tekrar girdim duşa..
    O kadar güzel ki..
    Beni bir tek o rahatlaattı..
    Buz gibi ibomm
    Çok güzel her şey..
    Mithiş..
    Su buz ama ben ateşteyim..
    Geçmiyor..
    Dinmiyor..
    Evet 2. Kez giriyorum buz gibi suyun altına...
    Bit görüyorum..
    Gerçek mi bilmiyorum...
    3 4 tane..
    Anneme söylüyorum..
    Ve...
    Annem çıldırıyor..
    Ailem perişan..
    Ölsem de kurtulsam...
    Çok ağlattım onları..
    Evet isyanlardayım...
    Sabrımı dağıtyom..
    Dipyeyim en dipte...
    Cehennemin en dibinde...
    Evet gördüğüm siyah kabuklarda viamin eksikliğinden olmuşlar..
    Bit sanıyorum..
    Sinek görüyorum korkuyorum...
    Annem ağlıyor...
    Ben ağlıyorum...
    Buz gibş suyun altında

    Damla damla geliyor yaşlar..
    Saçlarım darmadağın..
    Ölmüşüm...
    Ağlıyor..
    Yağmur çisil çisil...
    Ağlıyorum..
    İşkenve ediyorum kendime.
    Hasta olur ölürüm belki..
    Su çok güzel..
    Ohh rahatladım..
    Benş tek rahatlatan şey ibomm..
    Yoksun..
    Ve gene yoksun
    Hiç olmadığımçn gibi.
    Bekle her şey yeni başlıyor...
    Daha yeni 1 gün...
  • “Ermeniler için artık hiçbir koruma, hiçbir yardım, hiçbir umut yoktu.
    Zira devletlerarası hukuka uymak zorunda olan bir düşmanın eline düşmemişlerdi. Kendisini her hangi bir yasal bağımlılık içinde hissetmeyen korkunç bir düşmanın pençesindeydiler.
    Bu korkunç düşman kendi devletleriydi. - (Osmanlı Devleti)”
    Franz Werfel
    Sayfa 96 - Belge Yayınları
  • Geceler boyunca hangi kâbuslarla haşır neşir olduk ki güneşe düşman olarak kalkıyoruz?Her şeyle hesabımızı kapatmak için kendimizi mi tasfiye etmemiz gerekiyor?
  • Kurtuluş Savaşımızı göz önüne getirin, bir yanda bir avuç insan canını dişine takmış, kellesinden de vazgeçmiş. Bir yanda softalar, yobazlar. Emperyalistler, düşmanlar yurdumuzu dört bir yandan sarmışlar, yurdumuzu işgal etmişler. Yobazlar, gericiler onlarla birlik. Gelenler, yurdumuzu işgal edip bizi eser edenler Müslüman olsalar neysem ne, üstelik de yobazların yüzyıllarca din savaşı yaptıkları Hıristiyanlar. Bunlara karşı koyan da Mustafa Kemal. Esirliğimize karşı koyan Mustafa Kemal için dinsiz diye fetva çıkarıyolar.
    Düşman. Hem de düpedüz düşman, din düşmanı gelince, düzen o kadar sarsılmayacak, Mustafa Kemal gelince düzen sarsılacak. Öyleyse düşmanlara karşı koyan Mustafa Kemal dinsiz, bizi esir etmeye gelen Hıristiyanlar öz Müslüman.
  • BİZLER ASÂKİR-İ OSMÂNİ’YİZ...

    Çanakkale Harbi'nin dehşetli günlerinden birinde, Tayyar Paşamız; ordunun içinde sesi güzel ne kadar asker varsa, sabah namazından önce hep birden ezan okumaları emrini verir. Emri alan onlarca asker, şafak kızıllığı ile birlikte, davudî sadalarıyla o lahutî nağmeleri Çanakkale'nin kanla karışık soğuk sularına kadar dinletirler.

    Çok geçmeden düşman mevzilerinden taşa sarılmış kağıtla bir mesaj gelir. Açıp bakarlar, Farsça yazılmış bir not:"Bizler Hindistanlı Müslüman askerleriz. İngilizler bize, Almanlar'a karşı Osmanlı'nın yanında savaşacağımızı söylediler. Fakat biraz önce bir ezan sesi duyduk, siz kimsiniz?

    "Mehmetçiğin kanı donar adeta... Tarih, kandırılmışlığın böylesine pek az şahit olmuştur.

    Hemen cevap verilir: Burası Osmanlı payitahtının kapısı... Bizler de asâkir-i Osmanî'yiz (Osmanlı askerleriyiz)....

    "Evet, aynı Allah'a inanan ve aynı kıbleye yönelen nice din kardeşimiz. İngilizler tarafından işte böyle kandırılmış, dünyanın öbür ucundan karşımıza getirilerek kardeşi kardeşe kırdırmak için kullanılmaya çalışılmıştı.

    - Vehbi Tülek
  • Kimdir düşman, kimdir dost ?