8/10
·192 syf.··
2026 18. kitabı
Aslında ölüm hakkında bir kitap okuyacağımı sanıyordum ama yaşamayı öğrendim. Kitap ölüm korkusunu anlatmaktan çok, hayatta sürekli kaçtığımız belirsizliklerle yüzleşmeyi öğretiyor. Ölümün uzak bir son değil, hayatın doğal bir parçası olduğunu sakin ve yargısız bir şekilde anlatmasıydı. Kitap boyunca şunu hissettim. Ölümden korkmamızın sebebi aslında yaşamı tam anlamıyla yaşayamayışımız. Sürekli kontrol etmeye çalışıyor, değişimden kaçıyor ve her şeyin aynı kalmasını istiyoruz. Oysa hayatın doğası değişim. Her gün biten bir gün, kapanan bir dönem, kaybettiğimiz insanlar ve bıraktığımız alışkanlıklar küçük ölümler gibi. Bunlarla barışmayı öğrenebilirsek büyük sonla da daha huzurlu karşılaşabiliriz. Özellikle acıdan kaçmak yerine onunla oturabilme fikrini seviyorum. Çünkü çoğu zaman rahatsız hissettiğimiz anda dikkatimizi dağıtıyor, kaçıyor ya da bastırıyoruz. Nasıl yaşarsak öyle ölürüz. Eğer hayatı sürekli erteleyerek, korkarak ve kaçınarak geçirirsek son anlarımızda da aynı duygular bize eşlik eder. Ama yaşamın belirsizliğini kabul edip her günü daha bilinçli yaşarsak, ölüm de korkulacak bir düşman olmaktan çıkar. Hisset, gözlemle ve geçmesine izin ver.
Nasıl Yaşarsak Öyle ÖlürüzPema Chödrön · Omega Yayınları · 202374 okunma
Nutuk I.Cilt Üzerine Birkaç Söz
10/10
·368 syf.··
2026 30. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 21:46
Nutuk kitabı ile ilgili inceleme yazmak ne haddime.Vatanımın düşman elinden nasıl güçlüklerle kurtarıldığını okuyorum.Tüm çabalarını ve dehasını takdir ettiğim Mustafa Kemal Atatürk’ü okumaktan onur duyuyorum.Kurtuluş Savaşımızda şehit olan vatanseverlerimizin tümünü; ihtiyar, genç, kadın, erkek, çoluk çocuk cepheden cepheye koşan tüm halkımızı rahmetle, saygıyla anıyorum.Tarihimizi bilip Emperyalist devletlerin tuzaklarına düşmemek için lütfen okuyunuz.Vatanı sevmek demek, geçmişteki yaşananları bilip, geleceğe yön verebilmek demektir.
Kitap Alıntısı
Atatürk'ün Bütün Eserleri Cilt: 19Mustafa Kemal Atatürk · Kaynak Yayınları · 200628 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İnsan Ruhunun Karanlığı ve Çelişkileri Üzerine
8/10
·222 syf.··
2026 15. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Mart 2026 00:00
Sabahattin Ali’nin bu kitabını okurken gerçekten çok büyük bir keyif aldım. İçinde hem birbirinden vurucu öyküler hem de sarsıcı bir tiyatro oyunu barındırması, metinler arasında gezinirken bambaşka duygulara geçiş yapmamı sağladı. Kitaba adını veren “Kağnı” başlığı altındaki ilk öykülerde okuma tempomun ister istemez yavaşladığını fark ettim; sanki yazarın dili burada çok daha ağır, çok daha sindirilerek okunmayı talep ediyordu bizden. Ama buna rağmen o boğucu, o sert genel atmosfer beni daha ilk sayfalardan tamamen içine çekmeyi başardı. Kitapta beni en çok etkileyen, tabiri caizse can evimden vuran kısım ise hiç şüphesiz “Esirler” oyunu oldu. Orada kurulan o devasa dramatik yapı ve karakterlerin o kor gibi yanan iç dünyası beni diğer öykülere kıyasla çok daha derinden, çok daha başka bir yerden yakaladı. KAĞNI Bu öykü, bir köyde güpegündüz cinayete kurban giden bir delikanlının ardından, yaşlı annesinin yaşadığı o kapkara ve katmanlı trajediyi acayip sarsıcı bir biçimde önümüze koyuyor. O yaşlı kadının, biricik oğlunun ölümünü bile birilerine dile getirmekten, hakkını aramaktan korkup çekinmesi; o adalet arayışının, kırsal yaşamın o vahşi gerçekleriyle ve bitmek bilmeyen geçim kaygısıyla anında bastırılması, aslında yalnızca bireysel bir anne acısını anlatmıyor bize. Dönemin o çürümüş sosyo-psikolojik atmosferini de tamamen görünür kılıyor. Devlet mekanizmasının o insanı tüketen yavaşlığı ve köy hayatının bu sistemden ne kadar kopuk olduğu, kadının iç dünyasında bir süre sonra buz gibi bir çaresizlik ve amansız bir kabulleniş duygusu yaratıyor; sanki o yoksulluğun içinde adalet aramak bile kadın için ulaşılmaz bir lüks haline geliyor. Ancak öykünün asıl çarpıcı, insanın boğazını düğümleyen yanı o finaldeki kırılma anında saklı. Köyden birinin ihbarı üzerine
Edebiyat
Kağnı - Ses - EsirlerSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 20197,8bin okunma
Puan vermedi
Fantastik kurgu denince aklımıza genel olarak yabancı kitaplar geliyor. Ben bu türde Türk yazarlarımıza şans vermeyi çok seviyorum. İlk defa yazardan kitap okumama rağmen Hatice hanımın kalemi beni açıkçası memnun etti. Cadı temasını kendi çerçevesinde güzel ele almış, yarattığı fantastik evreni severek okudum. Özellikle cadılarla düşman olan kamlar beni çok şaşırttı. Cadı Kiana ana karakterimiz. Güçlü bir cadı, dikkat etmekte fayda var Kraliçe uğruna savaşan gözü kara bi kadın. Güçlü kadın karakterler okumayı biliyorsunuz ki çok seviyorum. Kraliçesinin emriyle Doran Krallığı’nın safında yer alıyor bu güçlü cadımız. Kızcağızın kardeşi Kral Mickal’ın esaretinde ve bizim cadının amacı da kardeşini kurtarmak. Tabi beklediği gibi olmuyor Aghon ah ah senin hakkındaki gerçeği öğrenmeden önce ne güzel gidiyordu hayat Neden dediğinizi duyar gibiyim. Aghon, kendisi bir Kam. Evet, Kiana’nın düşman türünden. Bu ikisinin çekimi güzeldi bence. #savaşçığırtkanı #memphisyayınları #hatiçedırmıkçı #reklamyok #kitapönerisi -Reklam yoktur, kitap önerisidir.
Savaş ÇığırtkanıHatice Dırmıkcı · Memphis Yayınları · 202515 okunma
8/10
·456 syf.··
2026 90. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 18:47
Selamlar. Nasılsınız? Ben bolca kahkaha atarak okuduğum bir kitapla karşınızdayım. Gelin sizleri Elbis ile tanıştırayım. Kendisi Kosyna şehrinin minik bir köyünde yaşayan şifacıya en yakın ama cadı olduğu düşünülen bir kadının çırağı ve evlatlığıdır. Oro ana ondan yine değişik şeyler istemişti. Listeyi tamamlamak için bir tilki ve karataç çileğine ihtiyacı vardı. Tilki bulunamayabilirdi lakin deliyürek ormanında çilekleri bulabilirdi. Kim derdi ki tilkiyide bulacak hayal mi gerçek mi belli olmayan bir şekilde o tilkinin peşine düşecek ve hatta genç canavarların eğitilmesi amacıyla kurulmuş Nyxhaven Akademisin de öğrenci olacaktı. Peki sıradan bir insanın bu akademi de ne işi vardı? Gerçekten Elbis gibi bende bu durumu anlayamıyordum. Gerçi bu kadar karmaşanın içinde normal birilerinin olması iyiydi. Mevzunun gerçek olduğunu anlayınca kafasında bir plan oluşturdu. Bu plana göre insan olduğunu belli etmeyecek ve buradan çıkmanın bir yolunu bulacaktı. Birde şimdiden okulda göze batmış, bir goblin ve bir vampirin düşmanlığını kazanmıştı. Bu akademiden çıkmanın bir yolunu bulabildi mi dersiniz? Ayrıca kıyamam ortamı ve olanları hayali sanması, hayal sandığı halde Viktor ile kurdukları o ilk bağ resmen kalbimi ısıttı. Elbis ve olup olmadık yerlerde acıkmaları beni kahkahaya boğdu. Buradan gitmeliydi. Kaçma denemeleri bir yana artik kendini ait hissetmesi de onu zor duruma sokuyordu. Lenora ve Viktor benim üzümlü eklerim. Favori yan karakterim kesinlikle Viktor. Her şey bir yana bir de akademide kaybolan öğrenciler işi dahada ilginç hale getiriyordu. Söylemeden geçemeyeceğim bir durumda kitap içinde kitaplar ve kütüphane muhabbetine bayılmış olmam. Tilki kızım, tanrıçam neden bu çocuğumu buraya getirdiğini anlatmadı ama bolca yol gösteren kaoslar çıkardı. Kitabın en
1000Kitap
Kaos TanrısıD. S. Yon · İndigo Kitap · 20264 okunma
10/10
·192 syf.··
2026 149. kitabı
Evdeki iblisleri yendikten sonra üç iblis avcısı ve Tanjirou'nun kız kardeşi dinlenmeye çekilirler. Daha sonrasında yeni görevlerine giderler. Bu görevde düşman insanları kontrol eden bir iblistir. Bu iblisle dövüşürler. Dördüncü cilt de güzeldi. Tavsiye ederim.
İblis Keser - 4. CiltKoyoharu Gotouge · Gerekli Şeyler Yayıncılık · 2023534 okunma