Bellek yavşak bir düşman gibi davranıyor bazen..Canını yakacak şeyleri tamamen unutmana izin vermiyor.Freud’un da a...... k...., bilinçaltınında..! Ali Lidar Tesirsiz Parçalar
Alıntı
MÜSLÜMANIN "ATEİSTİ" OLUR AMA "AGNOSTİĞİ"...
İslâm'ın mürtedler hakkındaki sertliği bazılarına ziyâde geliyor. Ve üzerine ziyâde tartışmalar yaşanıyor. Bence bu tartışmalarda ıskalanan şeylerden birisi, Bediüzzaman Hazretlerinin de işaret ettiği, "kabul-i adem" ile "adem-i kabul" farkıdır. Kendisi bir yerde bunu şöyle beyan ediyor: "Hem kabul etmemek başkadır, inkâr etmek başkadır. Adem-i kabul bir lâkaytlıktır, bir göz kapamaktır ve câhilâne bir hükümsüzlüktür. Bu surette, çok muhal şeyler onun içinde gizlenebilir. Onun aklı onlarla uğraşmaz. Amma inkâr ise, o adem-i kabul değil, belki o kabul-ü ademdir, bir hükümdür. Onun aklı hareket etmeye mecburdur." Yâni, adem-i kabul, "kabul yokluğu"dur ki ilgisizlik ile de olur. Fakat, kabul-i adem, "yokluğun kabulü" ilgisizlikle mümkün olmaz. Yokluğu kabullenen ilgilendiği şeyde "yokluk" hükmüne varmış demektir. Bu da karşı iddia sayılır. Karşı iddia karşı bir dâvadır. Karşı dâva da anarşidir. Bu yüzden Müslüman gibi Müslümandan agnostik çıkmaz-çıkamaz. Zîra, Müslümanlığı, o meselelerin zaten dünyasında varolmasını sağlamıştır. Mü'minler içinden "Ben agnostiğim!" diyenler, ya evvellerinde Müslüman değildirler; yâni isimleri/nesilleri Müslüman olsa da aslında dinî bir bilgiye hiç sahip olmamışlardır; veyahut da ateist olduklarını söylemek güç geldiği için agnostiklik tabiriyle onu yumuşatmaya gayret ediyorlardır. Evet, yine mürşidimin dediği gibi, "Onun aklı hareket etmeye mecburdur." Yâni, münkir, iddialarının zeminini içinde/dışında kurmak mecburiyetindedir. Eğer itikadının tartışmasına girmek istemiyorsa, yâni ateizmi iddia olarak ispatlamak güçlüğü nefsini zorluyorsa, "Ben agnostiğim!" der. Böylece ne deve ne kuş bir yaşamın mümkün olduğunu sanır. __Ancak İslâm müntesipleri konusunda uyanıktır. Bir Hristiyan'ın/Yahudi'nin ateist olmasıyla bir
Tefekkürât
Reklam
carl jung "inkar ettiğin şey seni esir alır. kabul ettiğin şey seni dönüştürür" diyor. İnsan, gölgesinden kaçtıkça ona daha çok benzer. Karanlık yönlerini bilinçdışına sürgün ettiğinde, onlar kader kılığına girerek hayatına geri döner. Kişi ancak kendi içindeki çatışmaları tanıdığında bütünlüğe yaklaşabilir. Başkalarında seni en çok rahatsız eden şey, çoğu zaman kendinde görmek istemediğin parçanın yansımasıdır. Bu yüzden gerçek özgürlük, kusursuz olmakta değil; kendi eksikliklerinin farkında olarak yaşayabilmektedir. Ruhun gelişimi, ışığı aramakla değil, karanlığı anlamakla başlar. Çünkü insan aydınlığa hayaller kurarak değil, bilinçdışını bilinçli hâle getirerek ulaşır. Ve bilinçdışına çıkarmadığın her şey, yaşamında kader olarak karşına çıkar. Kendinle yüzleşmeye cesaret ettiğinde, korktuğun şeylerin çoğunun düşman değil, dönüşümünün habercisi olduğunu görürsün. O zaman benliğinin parçaları savaşmayı bırakır ve insan, olduğu kişi ile olmak istediği kişi arasında bir köprü kurmaya başlar.
Psikoloji
Aşkın ertesi♡
Düştüysek aşkın ertesi yine bir pazartesi Seyretti dost düşman bizi, onlara film dizi Beş günde sildim herkesi, iki duble ertesi Bize hep cumartesi
Alıntı
Bu cümleye yapılan yorumun alakasızlığı ve ezikliği ile bir kere daha hayretler içindeyim. Bir halkın, kültürün, coğrafyanın, ülkenin dili söz konusu... Teröristliği kalbi ve zihninde yaşayıp Kürdü Türkü vs. birbirine düşman eden herkesin Allah bin belasını versin. Böyle yorumlar yapanı da Allah dilsiz bıraksın 🤲
1000Kitap

Kürt Mantolu Madonna

@Hnrpkgz
·
Kürtçe gramer kitaplarının pdflerini nasıl bulabilirim?
Kurdî
youtube.com/shorts/myuI6SG4... En büyük düşman, iç dünyanızdır.
Reklam
Reklam