Bir derdim var, artık tutamam içimde
Gitsem nereye kadar? Kalsam neye yarar? Hiç anlatamadım, hiç anlamadılar Herkes neden düşman?
Müzik
(Rüya) (Lilith yirmibeşindeydi kafesten bozma bir odaya kapatıldı. Ancak burasının dışı kapalıydı. Ne içeriden dışarısı görünüyor ne de dışarıdan içerisi görünüyordu. Bir terörist odaya girdi.) Terörist: Konuşacakmışsın Doğru yolu buldun demek Âdi kadın Şeytani kadın! Lilith:Evet Yenildim kabul ediyorum (Terörist ensesini tuttu ve bileklerindeki dikenli metali çözmeye başladı.Lilithin ayakta duracak mecali yoktu zararsız olduğunu düşünüyordu.Bilekleri serbest kalır kalmaz Lilith teröristin bıçağına sarıldı ve bıçağı boynuna sapladı,sapladıkça saplıyor öfkesi diriliyordu yırtıklarla dolu üniforması kendi kanı dışında bir de düşman kanı sıçradı. Ardından kapı açıldı bir kadın terörist belirdi,tüfeğini doğrulttu. Lilithin gözlerine baktı ardından kolundaki Lilith dövmesini gördü ve tüfeğini indirdi onu görmemezlikten geldi kapının kilitlemeden üstüne kapattı,Üç terörist odaya doğru yaklaşıyordu.) Kadın Terörist: Önder sizi bekliyor,çağır dedi ulaşamadım Bergen sonra götürülecek,içeriyi kontrol ettim olumsuz bir durum yok . (Teröristler yön değiştirdiler,Lilith ise gizli gizli teröristleri katletmeye başladı ve bir odada bomba buldu.Teröristlerin ana binasının dıştan temeline bağladı ve uzaklaşıp patlattı. 150 küsür terörist silahlarına bile sarılamadan içeride can verdi.) (Ardından Semanın tutulduğu odaya koştu,Teröristlerin Lideri de o odadaydı. Patlama sesiyle aniden dışarı çıkan terörist önderle karşılaştı. Yaba gibi adamı yere vurdu ve kollarını ve bacaklarını kırdı. Semanın olduğu odaya girdi,Terörist başını da sürükledi. Masada Telsizini gördü) Anons: Yerlerini tespit ettik komutanım Muhtemel 1 saate giriş yapacağız. Komutan: Terörist başını canlı istiyorum. Esirler hayattaysa onlara da itimatlı olun Umarım hayattalardır. (Lilith telsizi parçaladı ve Semayı
Edebiyat
Reklam
İnançları farklı, Dilleri farklı, kimlikleri farklı diye İnsanlar birbirlerine düşman olmamalı. Mehmed Uzun
Alıntı
Çoğu zaman saldırganlık, doğrudan saldırma arzusunun ifadesi olarak değil, kendisini savunma zorunluluğu biçiminde ortaya çıkar. Özne kıskançlık, haset, talebinin karşılanmaması vb yaşadığı frustré olması sebebiyle ötekine saldırmak istemektedir; ancak bu arzu benlik ideali, ahlaki yasaklar veya Öteki'nin yasağı nedeniyle kabul edilemez bulunur. Bunun sonucunda saldırgan dürtü ikincil bastırmaya uğrar. Fakat bastırılan agresyon ortadan kalkmaz. Benlik içerisinde birikmeye devam eder. Öznenin tanımakta zorlandığı bu gerilim zamanla belirsiz bir affekte dönüşür. Bu, tasarımsız kalmış affekt ise çoğu durumda kaygı biçiminde deneyimlenir. Böylece başlangıçta saldırma arzusu olarak ortaya çıkan şey, özne tarafından kaygının sinyallemesi sebebiyle "tehlike altındayım" duygusu şeklinde yaşanmaya başlar. Bu noktada çeşitli savunma mekanizmaları devreye girer: Saldırmak istemek → İkincil bastırma → Saldıramamak → Agresyonun benlikte birikmesi → Birikimin tasvirsizliği olarak tanınmaz bir affekte dönüşmesi → Affektin kaygı olarak yaşanması → Kaygının egoyu tasarımsız bir tehlike olarak sinyallemesi → Kaygıyı taşıyamamak → Tersine çevirme → "Saldırılacağım" → Yansıtma → "Saldırgan olan ben değilim, o" → Bastırılmış agresyonun dışsallaştırılması → "Kendimi savunmam gerekiyor" → Rasyonelleştirme → "En iyi savunma saldırıdır" → Entelektüalizasyon → Saldırının meşrulaştırılması. Bu mantıkta özne artık kendi saldırganlığıyla karşılaşmaz. Saldırganlık Öteki'ne atfedilmiştir. Böylece özne, kendi agresyonunu savunma kisvesi altında yaşama imkânı bulur. Lacancı açıdan mesele, saldırganlığın ortadan kalkması değil, öznenin onu kendisinin bir parçası olarak tanımaktan kaçınmasıdır. Bu mekanizma yalnızca bireysel düzeyde değil, kolektif fantazmalarda da gözlemlenebilir. Edebiyat,
Gelme yanıma, sen başkasın, ben başka… ;)
“Bir derdim var, artık tutamam içimde Gitsem nereye kadar? Kalsam neye yarar? Hiç anlatamadım, hiç anlamadılar Herkes neden düşman?“
Müzik
Ya buz olmalı ya ateş Ya gül olmalı ya diken Ya taş olmalı ya güneş Gönül dediğin Ya can olmalı ya ölüm Ya yar olmalı ya düşman Ya ram olmalı ya pişman Aşık dediğin Ya hep olmalı ya hiç Ya var olmalı ya da yok Ya çiçek olmalı ya da ok Aşk dediğin Ortası olmaz asi
Şiir
Reklam
Reklam