Tâhâ Suresi 115 - 123. Ayet-i Kerimeler | "İlk Günah"
• 115: Biz daha önce Âdem’den söz almıştık, fakat o unuttu; biz onda yeterli bir kararlılık görmedik. • 116: Meleklere “Âdem’e secde edin” dedik, onlar da secde ettiler, sadece İblîs direndi. • 117: Bunun üzerine “Ey Âdem!” dedik, “Bil ki bu senin de eşinin de düşmanıdır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın, yoksa mutluluğunu yitirirsin! • 118: Burada sana acıkmak da çıplak kalmak da yok. • 119: Yine burada susuzluk çekmezsin ve sıcaktan bunalmazsın.” • 120: Derken, şeytan şöyle diyerek onun kafasını karıştırdı: “Ey Âdem! Sana sonsuzluk ağacının ve son bulmayacak bir hükümranlığın yolunu göstereyim mi?” • 121: Nihayet ikisi de o ağaçtan yediler. Bunun üzerine mahrem yerleri kendilerine göründü, üstlerini cennet yaprağıyla örtmeye çalıştılar. Böylece Âdem rabbine karşı gelmiş ve yolunu şaşırmıştı. • 122: Sonra rabbi onu seçkin kıldı, tövbesini kabul etti ve doğru yola yöneltti. • 123: Şöyle buyurdu: “İkiniz birden inin oradan, birbirinize düşman olarak. Size benden bir hidayet geldiğinde bilesiniz ki hidayetime uyan artık ne sapar ne de bedbaht olur.
Alıntı
Bu düşünceyi büyük İslâm şairi Rumi çok güzel dile getirmiştir
Gerçekte, asla sevgilisince aranmadan ortaya çıkmaz sevgili. Sevginin yıldırımı düştü mü hâr yüreğe, bil ki sevgi başverir o yürekte. Yüreğinde büyümeye başladı mı Tanrı sevgisi, hiç kuşku yok ki sevmeye başlamıştır Tanrı da seni. Öbür el olmadan ses çıkmaz tek elden. Tanrısal bilgelik kaderdir ve Tanrının hükmü birbirimizin sevgilisi kılmıştır bizi. Alnımıza yazılan yazı uyarınca her parçası evrenin eğleşiyor diğer parçasıyla. Akıllılara göre gök erkektir, yer kadın: yer besler, büyütür göğün attıklarını. Yer sıcaklığını yitirince, gök ısıtır onu, tazeliğini ve nemini yitirince, gök yeniler onu. Gök, karısına yiyecek aramaya çıkan bir koca gibi dolanır durur. Ve yer ev kadınlığıyla uğraşır: çocuklara göz kulak olur ve onları beslemeyi üstlenir. Göğe ve yere akıllı varlıkmış gibi baktın, zira onlar akıllı varlıkların yaptıklarını yapıyorlar. Bu iki şey birbirlerinden zevk almıyorlarsa eğer, ne diye sevgililer gibi sarmaş dolaş duruyorlar? Nastl açar yer olmadan çiçekler, bahar dalları? Göğün suyu ısısı ne üretecekti o zaman? Nasıl Tanrı erkeğin ve kadının içine, birlikleriyle dünyayı yok olmaktan koruyacak isteği vermişse, her varlık parçasına da, diğer parçaya karşı istek aşıladı.
Sayfa 91 - SAY·Kitabı okuyor
Felsefe ve Düşünce
Reklam
Ölmeyi tercih ederim.
Düşman tarafından esir alınmak, vurulup ölmekten bin kat iyidir.
Sayfa 45 - Domingo Yayınevi
Alıntı
Ben düşmanım, Etten, kemikden, kandan. Gözlerimi çevirmişim yüzüne.. Bakıyorum Utanmadan. Ben düşmanım, Ölmeni değil, Gülmeni gözleyen, İyi şeyler söyleyen, Özleyen. Geceler geliyor bir bir.. Parlayor yıldızın. Onda beyazın, sarın, kırmızın. Biliyorum, Yıldızların en parlağı senin. Ben düşmanım, Sevgiden, aşkdan, arzudan. Elleri taş devrinden kalmış, Dimdik duran, Gözlerine bakan bir düşman.
Sayfa 84·Kitabı okuyor
Şiir
Nasıl kült olursunuz?
takipçilerinizin özel bir kulübün bir üyesi olduklarına, ortak amaçlarla birbirlerine bağlandıklarına inanmalarını sağlayın. Sonra bu bağı güçlendirmek için sizi mahvetmeye çalışan, dürüst olmayan bir düşman kavramı üretin. Sizi durdurmak için her şeyi yapacak bir inanmayanlar gücü var. İnanç sisteminizin şarlatan yapısını açıklamaya çalışan her yabancı bu kötü güçlerin bir üyesi olarak tanımlanabilir artık.
Sayfa 310·Kitabı okuyor
İstanbul üzgündü, küskündü; cünkü bir buçuk yıla yakın bir süredir düşman ayakları altında inliyordu. Geçen kışın ilk günlerinde baslamisti her şey. Savaşın tüm felaketini sessizce bağrına basmis olan İstanbul, soğuk bir kasım sabahı Galata Rihtimina yanaşan İtilaf gemisi Arian'dan karaya çıkan ve Beyoğlu'ndaki ilk kez böylesine kirlenmiş ve ardından azınlıkların 'Yaşa!', 'Zito!" sefaretlerine yaya olarak giden dört Fransız subayının çizmeleriyle 'Viva!' çığlıkları arasında tüm felaketler sökün etmişti.
Sayfa 182·Kitabı okuyor
Reklam
Reklam