Yüzüme kapanacak ikinci kapıyı ilk gördüğüm anı unutamıyordum. O kadını. Yemekhanede timi ile yemek yerken gülen, eğlenen fakat gözleri başkasına dönünce sert ve zor kadın olan o kadını işte. Gözleri bana dönünce beni görmeyen kadını.
Sezin Kaza.
Altı ay önce sorumluluğunda olan sivilin ölümünden sonra hakkında soruşturma açılmış ve soruşturma kapanmadan önce timin komutası elinden alınmıştı. Yoksa görevden ihraç edilecekti. Mesleğe devam edebilmesi için özel rica ile timin başına ben istenmiştim.
Kadın tam bir efsaneydi. İsmi herkes tarafından bilinirdi çünkü koca koca adamlara kafa tutup çoğu kişiden daha başarılı bir özel kuvvet personeli olmak her yiğidin harcı değildi. Onu herkes tanırdı. İlk kadın özel kuvvetler personeli Üsteğmen Sezin Kaza. Keleş Timi'nin komutanı Sezin Kaza. Düşmanlarının korkudan sakındığı Deli Komutan Sezin Kaza. Fevri, dik başlı, gözü kara Sezin Kaza.
Sen bir sürtüksün, diye tısladı. “Tıpkı annen gibi.”
Sen de bir pisliksin,” diye karşılık verdim. Topuklarımın üzerinde dönüp ondan uzaklaşmak üzereyken beni yakaladı.
Sevda nedir bilmez zehri dilinde
Sinsice yaklaşan yılanmışsın sen
Şakımaz sözcükler sevda yelinde
Gölge gibi kaçan yalanmışsın sen
Yolumun üstüne bentleri kuran
Düşmandan da beter sırtımdan vuran
Her köşe başında fitneyle duran
Aşka ihaneti salanmışsın sen
Vefasız olmayı etmişsin meslek
Kaybolur seninle tutulan dilek
Ahımı alacak senden de felek
Kalbime boş yere dolanmışsın sen
Ağlaşır serçeler gelince hazan
Acının ismini yanıma yazan
Nemlenir gözlerim beynime sızan
Aklımı başımdan alanmışsın sen