Bu ara çok huzursuzum Nezaketen insanların üstüne kusmak istiyorum "Neyin var?" deme, sadece yüzüne susmak istiyorum Gözüme bak, saçlarıma Peşin sıra otur omurgalarıma Yemyeşil bahçemde yangınlar gördüm Gözlerinle konuşup da dokun damarıma Uzaklaşmak için içmek Bakarken göz çukurlarına düşmek Kıskanılacak bi' pahada gülüşmek Uzaktan uzağa sevişmek Bi' masal kahramanı olduğunu tahmin etmeliydim Ya da kalbinin üzerinde "kırılabilir" levhası taşımalıydın
Boğulmak suya düşmek anlamına gelmez, zira kimse bir balık için “boğuldu” demez; halbuki balık havada boğulur. Demek ki boğulmanın asıl anlamı, sana ait olmayan bir yerde kapana kısılmaktır.
Reklam
Fikir hırsızlarını biliyorum. İlham alınması elbette güzel bir şeydir; düşüncenin düşünceyi beslemesi, bir cümlenin başka bir zihinde yeni bir kapı aralaması kıymetlidir. Ancak ilham ile kopyalamak arasında ince değil, oldukça belirgin bir çizgi vardır. Doğrudan yazdıklarımın sahiplenilmesi hoş değil. Çünkü hırsızlığın her türlüsü, adı ne olursa olsun, emekle arasına mesafe koyar. Paylaşımlarımda yer alan “(A.K.A.)” ibaresi, o cümlelerin şahsıma ait olduğunu ifade etmektedir. Açıkçası cümlelerimin peşine düşmek, onların güvenliğini sağlamak ya da kim nerede kullanmış diye nöbet tutmak gibi bir niyetim yok. Çünkü biliyorum ki bir metnin kelimeleri kopyalanabilir; fakat onu doğuran düşünce, yaşanmışlık ve bakış açısı kopyalanamaz. İlerleyen zamanlarda yayımlanacak kitabımda bu satırların çok daha geniş hâlleriyle karşılaşacaksınız. O gün geldiğinde hangi cümlenin nereden doğduğu da zaten kendiliğinden anlaşılacaktır. Ben yazmaya devam edeceğim. ✍️ Çünkü bazı insanlar başkalarının cümlelerini taşır, bazıları ise kendi cümlelerini inşa eder.🧠🫀 Aradaki fark, zaman geçtikçe daha net görünür.(a.ka)👣
Duygu ve Düşünce
Firâz-ı zirve-i Sînâ-yı kahra yükselerek Oradan, Oradan düşmek ölmek istiyorum Cevf-i ye's âşinâ-yı hüsrâna... Titrek Parıltılarla yanan mesâ-yı mezbaha-renk Dağılırken suhûr-ı üryâna, Firâz-ı zirve-i Sînâ-yı kahra yükselerek Oradan, Oradan düşmek ölmek istiyorum Cevf-i ye's âşinâ-yı hüsrâna... Kanlı bir gömlek Gibi hârâ-yı şemsi arkamdan Alıp sürükleyerek, O dem ki refref-i hestîye samt olur ka'im Ve bir günün dem-i âlâyiş-i zevâlinde Sürüklenir sular âfâka şu'le hâlinde O dem ki kollar açar cism-i nâ-ümide adem Bir derin sesle "haydi" der uçurum, O dem, Firâz-ı zirve-i Sînâ-yı kahra yükselerek Oradan, Savt-ı ümmîd-i kalbi dinlemeden Cevf-i hüsrâna düşmek istiyorum. Ahmet Haşim
Kalbi iyi olan birisine denk düşmek isterim…
Aşk
“Boğulmak suya düşmek anlamına gelmez, zira kimse bir balık için 'boğuldu' demez; halbuki balık havada boğulur. Demek ki boğulmanın asıl anlamı, sana ait olmayan bir yerde kapana kısılmaktır.”
1000Kitap
Reklam
Reklam