Leandro

"günler arasından çıkıp gelen bambaşka bir günün, bu çınarın dallarına tüneyerek yaralı bir kuş gibi haftalarca sessiz sedasız baktığı olmuş sonra."
Sayfa 12 - Doğan Kitap·Kitabı okudu
1000Kitap
Reklam
"her yanı mavi parıltılarla kaplı geniş bir haftanın, uzaklığı insanın içine dokunan karanlık bir çınar halinde, bahçedeki çınarların ortasında aylarca uğuldadığı olmuş."
Sayfa 12 - Doğan Kitap·Kitabı okudu
"başka bir deyişle, şehir her zamanki gibi engin maviliklerden olușan berrak bir göğün altında sere serpe yatıyor, hayat dediğimiz șu muhteșem dağınıklık da, genişliğini bir kez daha yineleyerek, kendi bildiğince akıp gidiyormuş."
Sayfa 9 - Doğan Kitap·Kitabı okudu
1000Kitap
...kaçın yağmur yağacak, diye bağırdı. o sırada, demir parmaklıkların gerisinden görebildiğim kadarıyla, kimse dönüp bakmadı ona. sesini bile duymadılar belki, duydularsa anlamadılar, anladılarsa umursamadılar ve yanından yöresinden, birbirine karışan rüzgârlı adımlarla geçip geçip gittiler.
Sayfa 8 - Doğan Kitap·Kitabı okudu
1000Kitap
- tutamak sorunu dedim. dünyada hepimiz sallantılı, korkuluksuz bir köprüde yürür gibiyiz. tutunacak bir şey olmadı mı insan yuvarlanır. tramvaylardaki tutamaklar gibi. uzanır tutunurlar. kimi zenginliğine tutunur; kimi müdürlüğüne; kimi işine, sanatına. çocuklarına tutunanlar vardır. herkes kendi tutamağının en iyi, en yüksek olduğuna inanır. gülünçlüğünü fark etmez. kağızman köylerinden birinde bir çift öküzüne tutunan bir adam tanıdım. öküzleri besiliydi, pırıl pırıldı. herkesin, "- Veli ağanın öküzleri gibi öküz yoktur,"' demesini isterdi. daha gülünçleri de vardır. ben, toplumdaki değerlerin ikiyüzlülüğünü, sahteliğini, gülünçlüğünü göreli beri, gülünç olmayan tek tutamağı arıyorum: gerçek sevgiyi! bir kadın. birbirimize yeteceğimiz, benimle birlik düşünen, duyan, seven bir kadın!
Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
1000Kitap
Reklam