tevatürler tevatürü bir șeydi. insanı alıp her yere
götüren, insanı alıp her yerden getiren bir şeydi. dağın taşın, kurdun kuşun șeklini șemailini çizen ve onların ruhuna ruhundan
ruh üfleyen bir șeydi. aklı içine alıp aklın dışında kalan bir şeydi. oluru olmaza, olmazı olura bağlayan ve tutup bunları birbirine
çeviren bir şeydi. hatta, bir çeșit lüzumsuzluk gibi görünmesine rağmen, elzem olan her șeyden daha elzem bir şeydi.
etten kemiktenmiş gibi görünmelerine rağmen,
aslında, kendilerini bir șekilde helak ederek içlerindeki ezeli tedirginliğin dışına çıkmayı başarabilen pervasız ruhlarmış bunlar
ve baktılar mı dünyaya paha biçilmez bir sükûnetle bakıyorlarmış.