• Tarancı, burada yatan. Kiminizin bildiği
    hiç bilmediği kiminizin. Sessiz yaşadı
    çoğunuz gibi. Çoğunuz gibi sevdi, acı çekti
    Ve dünyanın bütün iyi şairleri gibi
    iyi, orta, kötü onun da şiirleri.
    Hem şiir Martialis'in dediği gibi
    başka türlü de yazılmıyor ki.

    Bunun için
    siz ey şairler! Ne yapalım yani?
    deyip kesip atmayın. Nâzım, Orhan gibi
    sizden biriydi o da. Birkaç köğük düşün
    siz de. Sırası geldi işte acıyı yazmanın
    gösterin ustalığınızı, katı olmayın
    hem hepimizin bu dünyadaki yeri
    Onun da yeri şimdi.
  • Yalnızlık, yaşamda bir an, 
    Hep yeniden başlayan..
    Dışından anlaşılmaz.

    Ya da kocaman bir yalan, 
    Kovdukça kovalayan..
    Paylaşılmaz.

    Bir düşün'de beni sana ayıran
    Yalnızlık
    Paylaşılsa yalnızlık olmaz.
  • İnsan seni sevince iş güç sahibi oluyor
    Şair oluyor mesela
    Meyhaneden cayıyor bir akşamüzeri
    Caysın be güzel
    Caysın be iyi
    Tütünü bırakıyor, tütün neyime zarar
    Keseme zarar, ciğerime zara , sevdama zarar
    Seni sevince adamın pabuçları eskimiyor
    Beti benzi yeni çarktan çıkmış gibi
    Seni sevince insan bilgili saygılı gönlü gani şen
    Saçları zencefilli
    Erkencecik evine dönmek istiyor canı
    Hep seni düşün
    Hep seni yaşat
  • ""Bir vakit namazı kazaya bıraktığında otur da bir düşün;
    Ne yaptım da Rabbim beni huzuruna kabul etmedi diye ""
  • “Dünyada bir şeyler olup bitiyor
    Hepsi senin yüzünden!
    Farkında mısın?
    Senin yaptıkların ve yapmadıkların yüzünden dünyada hep bir şeyler olup bitiyor.
    Yeryüzünün yarısı senin yüzünden kan gölü, diğer yarısının dört yanı duvar senin yüzünden.
    Mülteci umutlarına mezar olan denizlerin sebebi sensin. Dünyanın bilmem hangi Afrika'sında açlıktan ölen her çocuğun sebebi sen... Türkmen Dağı senin yüzünden çaresiz. Kardeşlik kardeşlik yıkılan sur senin yüzünden!
    Tlürkistan'in sancısı, Irak'in acısı, Mısır’ın esareti, Libya, Yemen, Arakan..
    Senin coğrafyanın ıstırapları değil sadece,
    New York un sarhoşluğu senin yüzünden, Moskova'nın başıbozukluğu,
    Amsterdamın başındaki duman!
    Hepsinin sebebi sensin, hepsi senin yüzünden!
    Var olan her yanlışın sebebi sensin bu dünyada, olmayan her doğru senin yüzünden.
    Sen diyorum sana, sen!
    "Bu dünyada olup bitenlerin
    Olup bitmemiş olması için Ne yapıyorsun?"
    Dünya sandığın kadar büyük değildir belki. Sen zannettiğin kadar küçük değilsin.
    Ve sebepler görebildiklerinden ibaret değildir belki..
    Düşün ki Kudüs'te bir evin kapısı yıkılacak gibi çalınıyor gecenin bir yarısı. Bir çocuk uykusundan uyanıyor korkulu gözlerle. Sevmediği adamlar var evin içinde, babasını alıp götürüyorlar. Bir şeyler yapmak istiyor ama ürkmüş ama
    korkmuş, başı önde...
    Ve sen sadece bir çocuksun Türkiye'de.
    Ne yapabilirsin?
    Ders çalışmak için uyanmışsın seherden az önce. Sayfalarını karıştırırken kitabının, notlarını alırken deftere, kalbinde bir niyet var. "Ya Rabbi ben bu okulu okuyorum
    ama kendim için değil, Efendim'in ümmetine bir faydam olsun diye okuyorum, yardımcım sen ol" diyorsun. Kalem bir ibadet şevkiyle notlar alıyor deftere. Kalem, kâğit ve el bir oluyor.
    Bir dervişin elinde vecd ile dönen bir tesbih gibi şimdi kalem...
    İşte tam da o anda o kalemin defterin üzerinde çıkardığı ses, buradan kalkıp Kudüs'te bir evin penceresinden içeri
    bak nasil süzülür. O çocuğun önce kalbine oradan gözlerine cesaret olup nasıl da dolar. Cocuk babasıyla göz göze gelmesin mi bir de. Babasının gözlerindeki ateş o adamlara neler yapr.
    Anne şaşkın, baba anlamaya çalışıyor ne olduğunu, çocuğun yüzünde bir tebessüm Türkiye kadar!”️
  • "Düşün! Bize matematik dünyasının kurgusal ve sonsuz olduğu öğretildi. Bunu kabul ederim. 1' den sonra 2 gelir dendi. Bunu da kabul ederim. Ama sonra 1 ile 2 arasındaki sonsuzluğu düşündüm. Peki o nereye gitti? İrrasyonel sayılar varken bir sayıdan sonra diğer bir tamsayı nasıl gelebilir? Eğer 1'den sonra virgül konursa ve bunun da kıçına sonsuz sayı konabiliyorsa 2 nasıl gelir? İşte! Soru bu! Yanıtsız bir soru. işte matematiğin hatası ! Dolayısıyla matematik yok. Onun üzerine kurulmuş dünya düzeni de yok... Ama ben anlayabilirim. Anlayabilirim bu sorunu. Ve o zaman ortaya yaklaşık sayılar çıkar. Yani hiçbir sayı tam değildir. Hepsi tama yaklaşır. Ama varamaz. Demektir ki, 1,999....9 ' u bize 2 diye yutturmaya çalışan dünyanın çocuklarıyız. Ve dünya da aslında tam gibi görünürken, bir irrasyonellik harikası. İşte bunun için hayat yoktur. Olsa dahi o da irrasyoneldir, yani anlamsızdır. Ne bir başlama nedeni, ne de bir oluş nedeni vardır. Evrende uçuşan kocaman bir irrasyonellik. Tabii ki dünyanın anlamı olması gerekmiyor. Belki de onu anlamlandıran üzerinde yaşayan akıl sahibi yaratıklardır. Ama onların da bizi getirdiği nokta ortada "
  • "Bir gün Allah peygamberleri çağırıp sormuş, saadet nedir? demiş. Her biri kendilerine göre cevap vermişler. Musa: Arz-ı Mev`uda gitmektir; İsa: Bir yanağına vurana ötekini uzatmaktır; Buda: Hayatta hiçbir arzusu olmamaktır, yollu şeyler söylemiş. Sıra bizim Muhammed`e gelince: "Saadet, hayatı olduğu gibi kabul etmektir..." demiş. Ne doğru söz! Hayatı olduğu gibi kabul etmeli Ve ona ne bir şey ilave etmeli, ne de ondan bir şey eksiltmeli... Bazı şeyler vardır, canımızı sıkar; "Bu neden böyle? Böyle şeyleri dünyadan kaldırmalı!" deriz. Bazı şeyler de mevcut değildir. İçimizden, bunların olmasını diler, hatta bu uğurda çalışırız. İkisi de saçma ve faydasızdır. İnsan dediğin mahluk hiç bir şeyi değiştiremez. Bunun için, gönlünün rahat olmasını istersen, gördüğün fenalıkların bile bir hikmeti olduğunu düşün ve yeryüzünde olmayan iyilikleri oraya getirmek sevdasına kapılma... Sonra en mühimi: Kendini halinden şikâyet etmeye alıştırma! Ömrünün sonuna kadar dövünsen bu hayatın cefası tükenmez; kendine etmiş olursun.
    ...Bu dünya unutulacak dünya zaten..."