Deliliğe vurduğumu sanmayın; sadece artık hiçbir şeyi eskisi kadar ciddiye almıyorum.
Duygu ve Düşünce
Yaş değil yaşanmışlıklar...
Bazen önyarılarınızı ve bu kadar sığ olmanızı anlayamıyorum. 16 yaşındaki bir bedende 90 yaşında bir hasta ruh olamaz mı yada yaşlı bir bedende yaşlanmayan bir ruh olamaz mı? Yaşlarımız değil yaşanmışlıklarımız yaşımızı belirleyecek tek şey olmalı.
Duygu ve Düşünce
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bu hava koşullarında perdenin oynayışına bir şiir yazılabilir
Duygu ve Düşünce
Algı, izafiyet ve idrak...
Algının Göreliliği (Psikolojik İzafiyet) Duyusal girdi ve dikkat mekanizması zaman algısını manipüle eder. Beyin, acı veya tehlike anında hayatta kalma güdüsüyle tamamen "o ana" odaklanır. Bilgi işleme hızı maksimuma çıkar, detaylar artar ve bu durum zamanın genişlemesine (akmamasına) neden olur. Buna karşın dopamin seviyesinin yükseldiği, zihnin "akış" durumunda olduğu mutluluk anlarında dikkat dış dünyaya ve zamanın takibine değil, deneyimin bütününe odaklanır. Zihinsel saat yavaşlar, dolayısıyla kronometreye göre uzun olan bir süre algıda saniyelere dönüşür. İdrak Boyutu (Bilincin Zamanı Anlamlandırması) Algı anlık ve duyusal iken, idrak bu girdileri bir bilince, bir varoluş zeminine oturtma çabasıdır. Bu paradoks bize şunu söyler: Evren Newtonian bir mutlaklıkla, tıkır tıkır işleyen homojen bir saatten ibaret değildir. Zaman, yalnızca uzay-zaman dokusundaki kütleçekimiyle bükülen fiziksel bir olgu olmakla kalmaz; aynı zamanda insan bilincinin derinliklerinde de bükülür. İdrak düzeyinde insan, kronolojik zamanın ötesine geçerek niteliksel zamanı keşfeder. Gerçek anlamda "yaşanan" süre, saatlerin gösterdiği değil, idrakin derinliğinde iz bırakan süredir. Fiziksel Gerçeklik ile Bilişsel Gerçekliğin Kesişimi Kuantum fiziği ve modern nörobilim çizgisi geliştikçe gördük ki "gözlemcinin konumu ve bilinci" gerçeğin kendisini şekillendirir. Nesnel dünya ile öznel deneyim arasındaki sınır, idrak yükseldikçe silikleşir. Saatteki bir dakika her yerde bir dakikadır (klasik fizikte), ancak onu yaşayan bilinç için "an", sonsuz varyasyon barındıran kuantum mekaniksel bir olasılık havuzudur. Bu bağlamda, zamanın sadece fiziksel bir koordinat değil, aynı zamanda bilincin inşa ettiği bir esneklik olduğunu söyleyebiliriz. Bu noktada, zihnin bu "zamanı bükme" kabiliyetini
"İdrak ettim ki, Tebbet suresinde nasıl ki Ebu leheb'in karısının onun ateşine odun taşıyacağı belirtiliyor. O halde ey nefsim bil ki odunu da, inci mercan sarayları da, bal akan ırmakları da, mü'minlerde bulunan bütün güzel huyları da insan bu dünyadaki tarlaya ekip ahiret tarlasından topluyor. Cennet; Allah'ın müminlerin itaat ve imanına verdiği lütufların maddi olarak zuhur etmesidir. O halde bu dünyada kömür ne kadar sıkışırsa ne kadar zorluk ve sıkıntıyla yoğrulursa ahirette o denli parlak bir inciye dönüşecektir."
Düşünce