Nice aşklar yaşamış, farklı ilişkiler deneyimlemiştim. Çoğunda acı çekmiş fakat hepsinden bir şey öğrenmiştim. Düşünce yapım değişmişti. Hayat deneyimleri benim için güzel derslerdi. Hayat bana genel anlamda iyi davranmıştı. Yolu seçmeyi öğretmişti bana. Bu benim hayatımı kolaylaştırmıştı. Kalp, arzu ve isteklerin peşinde koştuğunda acı çekmek de kaçınılmaz olurdu çünkü her beklenti karşılanmazdı. Acının sürecine karar verecek olan benim zihnimdi. Takılı kalıp acıyı uzatmak sadece ilerlemene, hayatı yaşamana engel teşkil ederdi. Oysa hayat benden engeli basamak olarak görmemi ve yola devam etmemi beklerdi. Hayatı askıya alamazdım çünkü hayat sürekli akıştaydı. O yüzden aklımı kalbime gömerek ilerlemeliydim.
“Madem ki düşünüyorum. O hâlde varım, madem ki duyuyorum, o hâlde varım, madem ki harp ediyorum, o hâlde varım, madem ki ıstırap çekiyorum, o hâlde varım! Sefilim varım, budalayım varım, varım, varım!”