Sezai Hoca'mız bu kitapta medeniyeti içten dışa, özden kabuğa(peygamberlerden bize) doğru inceledi ve muazzam tespitlerde bulunurken bizlere müthiş bir dil zevki kazandırdı ve ben yüzümü bu zevke bulamak istedim.
Hazreti İbrahim'e ateşin neden serinlik olduğu, peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellemin neden 'yeniden bulunmuş cennet' olarak tarif edildiği zevk alacağımız bir dille işlenmiş. İçimdeki küle üfledi Sezai Hoca.
Kitabı okuduğum süre zarfında yüzüme güller serpiliyor hissiyle uyuyup uyandım.. Bu ne güzel bir üslup..
Misal bizim ruhumuzdan bahsederken:
"Cins ruhlar öz kokuyu casus kokulardan ayırmasını biliyorlardı." cümlesini kullanıyor.
Misal köksüz uygarlıkların sergilediği davranışlardan bir davranış olan 'tahrip' i
'mermerî soluklarıyla hohlamak' fiiliyle açıklıyor.
Yine " hayatla hakikat arasına gerilen ölüm perdesine ait örümcek ağı benzeri bir ölüm" tasvir/tarifi çok kıymetli idi.
Hazreti İsa'nın mesajını anlatırken 'rahm' özüyle çiçek balıyla dolu olduğunu söylüyor.
'babasız' gelerek isim ve ün tapıcılığına karşı, kader planını oldukça edebi bir dille anlatıyor.
Muştu tadında satırlardan birkaçı:
"Dünya'nın ikindisi uzuyor; insanların gölgesi uzuyordu."
"Toprağın kanadı göğün zinciri insanın eline geçti."
Ve bu kitap ve kitaplarla:
" ,... öleyazan ruhumuz dirilecektir."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!