burcututucu

Enver Gülşen
"Dünya, birkaç yüzyıllık nesneleştirilme, tahakküm kurulma eylemlerinin sonuçlarını kusmaya başlamıştır artık! İnsanın, aklı ile değerlerini kendisinin belirleyebileceği ve bir üst ilkeye artık muhtaç olmadığı fikrinin körüklediği "iyimserliğin" sonucu tarihin gördüğü en karanlık zamanlar olmuştur. Modern sinema, "bakışın tahakkümünün" geldiği sınır noktasını tasvir etmesiyle çok. önemlidir... İnsanı insan yapan şey, acılar karşısında seçtiği konum ise şayet, acıları seyreden insanları doğuran şey nedir tam olarak?.. Zulüm, sadece zulmedenin yaptığına indirgenebilecek bir şey midir, yoksa ben-öteki arasındaki uçurumu giderek açmış modernitenin en can alıcı semptomu mudur? Seyretmek, en az zulmedenin yaptığı kadar büyük bir zulüm değil midir? ... Hakk'ın âleme olan nazarında vasıta olan insan ve o nazarın dünyası söz konusudur artık. Bakış tümüyle ters-yüz olmuştur Rönesans'ın despotik merkezî perspektifine göre...Artık yeni nazara göre her bakış, Allah'ın nazarının bir vasıtasıdır ve Allah, dünya, insan rabıtası bu nazar üzerinden yeniden inşa olur."
Felsefe ve Düşünce
burcututucu
Merhaba. Bu alıntı nereden?
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
sancı
Oysa ölüler ahşap sandukalarda cemaatin omuzlarında yüzdürdüğüydü. Yollara serpiştirilenleri kim susuz bıraktı?
burcututucu
Dostum bana İsmet Özel'den "Sen yanımda yokken bak bakalım tuz yalamışa benziyor mu dilim" dizelerini hatırlattı bu satırların... var ol..
•tehlikeli övgü
Ebû Bekre radıyallâhu anh'den rivayet edildiğine göre, Nebi sallallahu aleyhi ve sellem'in yanında bir adamdan bahsedilmiş ve orada bulunan bir kişi o adamı aşırı şekilde övmüştü. Bunun üzerine Peygamber efendimiz: "Yazık sana! Arkadaşının boynunu kopardın" buyurdu ve bu sözünü defalarca tekrarladı. Sonra da: "Şayet biriniz mutlaka arkadaşını methedecekse, eğer söylediği gibi olduğuna da gerçekten inanıyorsa, zannederim o şöyle iyidir, böyle iyidir desin. Esasen onu hesaba çekecek olan Allah'tır ve Allah'a karşı hiç kimse kesin olarak temize çıkarılamaz."buyurdu.
Sayfa 472 - [ kampanya kitapları | 1793.Hadis | kişiyi yüzüne karşı övmek | Buhârî, Şehâdât 16, Edeb 54; Müslim, Zühd 65. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Edeb 9; İbni Mâce, Edeb 36. ]
Din
burcututucu
... Buna karşılık takvâ sahibi, aklı başında, gururlanıp kibirlenmesinden ve şımarmasından endişe edilmeyen kimselerin methedilmesinde ise bir sakınca görülmemiş; bu hareket iyileri ve iyilikleri teşvik olarak değerlendirilmiş ve hatta 'müstehap' olduğu söylenilmiştir. ( s.473- açıklamalar)
Maddeler çok incelikli hakaten ikrama bakın
Bütün mahzurlarına rağmen bulunduğunuz mecliste sizin duyduğunuz,okuduğunuz veya herhangi bir vesileyle bildiğiniz bir şey anlatılıyorsa hemen bildiğinizi belli ederek konuşan insanın şevkini kırmayınız,onu boşuna konuşuyor duruma düşürmeyiniz, ne söyleyeceğini şaşırır hâle getirmeyiniz. Siz uzun zamandan beri biliyor olsanız bile karşınızdaki insan bunu ilk defa duymuş veya okumuş olabilir.Sizin de kendisi gibi önceden duymadığınızı, okumadığınızı zannedebilir ve öğrendiği bilgiyi sizinle veya başkasıyla paylaşmak isteyebilir. Ona bu fırsatı vermeniz elbette ki güzeldir. Hem de birkaç açıdan: ■Dostunuz size bir şey anlatmanın,aktarmanın hazzını duyacaktır;bu ona bir ikramdır. ■ Bilgilerini düzgün ifade kabiliyetine yardımcı olacaktır. Çünkü ifade kabiliyeti konuştukça ve zihne gelenler kelimelere döküldükçe gelişir.İlim ve irfan sevgisi olan insanın buna ihtiyacı vardır. ■ Bunlara ek olarak böyle bir mecliste bulunmaktan,faydalı olmaktan,istifade etmekten ve istifade edildiğine inanmaktan mutluluk duyacaktır.İleriye yönelik şevki tazelenecektir. Bu yerine göre büyük bir iyiliktir ve ikramdır.Dostunuzdan böyle bir iyiliği esirgemeyiniz...
Din
burcututucu
Hakikaten bu; bu dünyada görebileceğimiz nadir inceliklerden... Allah razı olsun..
İkinci İnceleme
8/10
·68 syf.··
Beğendi
·
2020 1. kitabı
Ruhu yerinden oynatan cümleler kuran, mühim düşünürlerimizdendir İsmet Özel ve Sezai Karakoç. Yazdıkları belki filizlendi, belki filizlenecek. Meyve vermedikçe nazara gelmeyecekler. "Amentü" inanmak demekti. Bu kitapla beraber diriliş eri olmamak için hiçbir sebep göremedim kendimde ve arkadaşlarımda. Sezai Hoca, hakkım zannettiğim birçok düşünce ve davranışıma "borcum" olduğunu söyleyerek yeni bir form kazandırdı. Farkında olmadan ne kadar da borçlanmışız vatanımıza. Bir "MEDENİYET" nasıl inşa ediliri anlatıyor bu kitap. Hem de en ince ayrıntısına kadar. Marangoz ne yapacak? Sanatçısı nasıl ve ne için sanat icra edecek? Aile kavramının içi nasıl doldurulur? Kapitalizm amacı ne? Kölelik nasıl başlar? tek tek cevap verilmiş bu sorulara. Diriliş eri olarak vazifelerimizden en önemlisi çalışmak imiş. En iyi biz anlamalıymışız tarihten, coğrafyadan. Ekonomik olarak halkın güçlü olması gerek ki yeri geldiğinde 'boykot' yapabilsin. Hafif kültürle, ağır sanayinin oluşmayacağından söz edilmiş. Kültürle ekonominin fevkalade birbirine bağlı olduğundan söz edilmiş. Ve nereden başlayacağız ? "İlk hareket düşüşü durdurma veya hemen tekrar ayağa kalkma amacını güder. . . Çünkü düşüş, derin kökenliydi. Onun için, doğruluş da, çok derin kökenli bir hareket istiyordu" Yöntemleri de gösterdikten sonra yazar müjdeyi veriyor bizlere : "O zaman Allah da sana, senin kendi öz anlamını bağışlayacaktır. Hiç kuşkun olmasın." Yusuf Kaplan'ın '4kalem tekniği' ile okuduğum bu kitabın fazlaca tesirinde kaldığımı ve yeşil kalemle çizilesi birçok kavramın olduğunu da belirtmek isterim. #MTO (10.10.2020) Her cümlesinde ayrı ayrı tefekküre dalabilirim .. Ufuk açıcı bir eser . Kıymetli kelimeler ve teşbihlerle deneme tadında satırlar. Ayrıca zamanın karmaşasından fırsat bulup yapamadığımız
Din
Diriliş Neslinin AmentüsüSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 202222,5bin okunma
Sare isimli okura yanıt verildi
burcututucu
Çok teşekkür ederim Sare Hanım..