duygu yeşil

duygu yeşil
@duygukim
Psikolog
Üniversite
23 okur puanı
Nisan 2021 tarihinde katıldı
Masalsı/Fantastik Olsun ama Karışık ve Ağır Olmasın Diyorsanız...
6/10
·256 syf.··
2026 9. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2026 00:00
Ana karakter Prenses Marra bazı sebeplerle yıllarca manastırda rahibe olarak yaşadıktan sonra kız kardeşini kocasının(prens) zulmünden kurtarmak için süreç içerisinde oluşan "ekibiyle" yolculuğa çıkıyor. Hikayenin kurmak istediği dünya için kullandığı ayrıntıları çok başarılı buldum. Masalsı bir anlatımı vardı. Ve evet oldukça özgün. Kadınların nesiller boyu yaşadığı zorluklara değinilip, kadın dayanışmasının gücü de vurgulanıyor. Karakterlerin 30+ olması da hoşuma giden yanlarından biri. Ancak ben zorlandım bitirirken, hızlı geçtiğim yerler oldu. Dilinde bir sıkıntı vardı. Çeviri mi yoksa yazara mı ait emin değilim, çok rahatsız etti. Karakterlerle bağ kuramadım. Eksik olan nedir anlamadım ama diyaloglar ve espriler de kuru geldi. Yolculuğun başlama motivasyonu da tam içime sinmeyince odaklanmak, kitabın içine girmek benim için mümkün olmadı. Kitaba kötü diyemem asla sadece bana hitap etmedi. Fantastik, karanlık, masalsı, yorucu olmayan bir şeyler okuyayım diyerek türe yeni başlamak isteyenler için uygun olacağını düşünüyorum.
Isırgan Otu ve KemikT. Kingfisher · Eksik Parça Yayınları · 2024250 okunma
Reklam
BAYATLAMIŞ HAYATLARIN ACISI- Bir Uyanış Hikayesi
6/10
·216 syf.··
2026 8. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2026 12:42
Görünürde her şeye sahip olan Veronica hissizlik içerisinde kıvranırken, istediği gibi sonuçlanmayan intihar girişiminden sonra kalbinin zarar gördüğünü ve bir kaç günlük ömrü kaldığını öğreniyor. Ve uyanış, anlam arayışı burada başlıyor. 1990'ların sonundayız, Slovenya Villete akıl hastanesine kapanıyoruz. Kitap boyunca sadece Veronika'nın değil, toplumun 'deli' damgası vurduğu diğer karakterlerin de aslında dışarıdaki sahte dünyadan daha 'özgür' olduğunu görüyoruz. Yazar, deliliğin aslında bastırılmış duygularımızı utanç duygusundan uzak şekilde yaşayabilmek adına bir maske olduğunu savunuyor. "Deliysem istediğimi yapabilirim." Aslında "yarın öleceğini bilsen neler düşünür, neler yapardın?", "korkularımız, utançlarımız, başkalarını memnun etme eğilimimiz ile kaçırdığımız hayatımız", "anlam bulmak, anlam yaratmak" üzerine varoluşsal ve felsefe yapan bir eser. Bu temalarla ilgili okumalara yeni başlayanlar için iyi bir ilk kitap olacaktır. Dur-düşün kitabı. Aksiyon bekliyorsanız size hitap etmeyecektir ama dili oldukça sade, çok kolay ve hızlı okunuyor. Edebi anlamda iddiası yok ama duygusal olarak dolu. Çevre betimlemesi yok ama içsel betimleme yoğun. KİŞİSEL İZLER: Sevdiğim Özellikler: Konunun kendisi. Varoluş, ölüm, yaşam, anlam, kıymet, pişmanlık vb konuları severim. İçsel Diyaloglar. Karakterin değişimini zihninden geçenlerin değişimini takip ederek izlemeyi severim. Sevmediğim Özellikler: Vaaz hissi. Yazarın çoğu eserinde var biliyorum. Konu belli bir noktadan sonra deneyim, değişim gibi değil de daha yüksek bir yerden vaaz gibi didaktik bir yerden geldi ruhuma. Karakterlerle özdeşim. Bunu nasıl ifade etsem bilemiyorum ama belli bir noktadan sonra anlamını bulma evresini yaşayan tüm karakterlerin sesi yazarın sesi gibi
Veronika Ölmek İstiyorPaulo Coelho · Can Yayınları · 2020102,5bin okunma
5/10
·376 syf.··
2026 7. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 21 Nisan 2026 00:00
30 yaşında düzgün bir işi olan, tek başına yaşayan, sosyal ilişkileri zayıf ve sosyal kuralları anlamakta zorlanan bir kadın Eleanor. İçe dönük yaşantısında zincirleri kırabilecek mi? Anahtar kelime ve temalar ; yalnızlık, çocukluk travması, anne kız ilişkisi, hayatının kontrolünü eline alma, sevilebilmeye inanç, insanı insan bozar ama ayrıca yine insanı insan iyileştirir. Arkadaşlık, bağ kurmak, kendi aileni yaratmak, ait hissetmek. Hikaye boyunca bu döngünün neden oluştuğunu ve nasıl kırılabileceğini okuyoruz. Geçmişte neler olduğunu bulmaca çözer gibi anlamaya çalışıyoruz ki çok uzun buldum bu bölümü. Kitap son 100 sayfadan sonra anlamlı oldu benim için. Döngünün kırılmaya başladığı yer ki öncesinde büyük düşüş gerçekleşti. Aslında dram okuyoruz bir yandan ama Eleanor mizah ile baş ediyor yaşamının kalıntılarıyla- bana geçmedi. Abartılı ve yapay buldum. Romantik komedi tadı var, her ne kadar yazım şekli beni sarmasa da ve konsantre olmakta çok zorlansam da fikir güzeldi. Eleanor'un diğer insanları ve hayatı yorumlarken ki iç sesini okuduğumuz yerler keyifliydi. Spoiler: . . . . . . Hiç bir ekolde ilk terapi/danışmanlık görüşmesinde yani ilk seansta hiç bir uzman "boş sandalye" tekniği kullanmaz. O noktada yeterince araştırılmamış olduğunu hissedip iyice koptum.
Eleanor Oliphant Gayet İyiGail Honeyman · Pegasus Yayınları · 2018344 okunma
Puan vermedi·184 syf.··
2026 6. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Mart 2026 00:00
Kitabın ilk bölümünü çok heyecanla okudum. 1993 yılında yazılmış olması da neden bilmiyorum etkiledi beni. Yutkunma Sorunu olan bir kadının psikoterapi sürecinde doktoruyla karşılıklı "değişimlerini" izlemek keyifliydi. İkinci bölümde biraz dağıldığını hissettim konunun ama zorlanmadım. Kitap şimdiki zamanda yazılmış. Önce rahatsız oldum sonra alıştım. Yaşanılanları bazen o an içinden, bazen arkadaşına yazdığı mektuplardan, bazen de kendi tuttuğu günlüklerden öğreniyoruz. Aslında karakterin yutkunma sorunun nedenlerine inmeye çalışırken daha ön planda olan hasta doktor arasındaki "aktarım ve karşı aktarım" kavramı, terapi sürecinin başlaması, devamı ve ayrışma sürecinin karakterde nasıl yaşandığı. Süreç boyunca hem özel hayatında hem de terapi seanslarında yaşadıkları karşısında kendi duygu ve düşüncelerinin değişimlerini gözlemlemesi-ki oldukça zordur bunu yapabilmek. Onaylanma, sevilme ihtiyacının; değersizlik duygusu, kaybetme korkusu altında bizim nasıl içine atan, hayır diyemeyen ve birilerine rahatsızlık verme endişesinden nasıl başkalarının duygularının uzmanı ama kendi duygu ve ihtiyaçlarımıza kör olduğumuzun da hikayesi. Çoğumuzda olan ama fark etmediğimiz duygu ve düşünceler... Karakterin iyileşmeyi, değişmeyi hissettiği anları tarif ediş şekli güzeldi. Yazarın konuyla ilgili farkındalığının ve bilgisinin büyük olduğunu hatta kendi hayatından da izler taşıyor olabileceği ihtimalini düşünüyorum. Ve bu da daha hayran kalmama sebep oluyor.
Çifte Kapıların ÖtesiGülayşe Koçak · Yapı Kredi Yayınları · 201394 okunma
6/10
·264 syf.··
2026 5. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Mart 2026 00:00
Romanın atmosferini sevsem de kurguyu, temposunu ve karakter gelişimini çok beğenemedim. Gotik alt yapı şahane ancak herkesin on beş yaşındaki çocuklara sorgusuz sualsiz gizli bilgileri vermeleri, anlaması zor aksiyon sahneleri ( canlandıramadım), betimlemelere çok yer verilmesi ve bazılarının çok zorlama hissettirmesi, karakterlerin derinleşmemiş ve onlarla bağ kurmanın zor olması ( bende duygu oluşmadı), hikayenin ilerleyen noktalarında "konu" ile neden bu kadar ilgilendikleri ve peşini bırakmadıklarını anlayamamak- (motivasyon neydi?) beni zorladı. Ancak; yukarıda değindiğim gibi kurduğu atmosfer, kader-yaşlılık-ölüm-yaşam-yalnızlık- kavramlarına değiniş şekli, Oscar ve Marina arasındaki bağ, geçmişe giderek yapılan anlatım bana çok iyi geldi. Zaten en çok, o an olanlardan değil __geriye dönüşlerdeki hikayelerden__ zevk aldım. Anahtar Kelimelerim: Gotik, Barcelona sokakları, beden deformasyonu, fantastik, gerilim, karanlık, delilik
MarinaCarlos Ruiz Zafon · Kırmızı Kedi Yayınları · 2024239 okunma
Reklam