Ama artık kusurlu oluşumu sadece kabullenmek yerine, kendime bu kadar karamsar bakmamayı seçiyorum. İçimde parlayan, ışıldayan yanlar da var. Ben sadece onları görmemek için fazla çabaladım.
...adlı kitabında, kendini dışarıdan gelecek onaydan bağımsız kılabilen kişilerin asıl kazananlar olduğunu söylüyordu. Özgüvenin ve gururun, dış onay arayışını bırakmakla geldiğinden bahsediyordu. Bu da bana hep dışarıdan bir onay kazanmaya çalıştığımı düşündürdü: bilgi, sevgi ya da takdir yoluyla... Ama işte bu kazanma arzusunun ta kendisi, aslında kendime yetmediğimi gösteriyor. Sürekli kendimi düzeltmeye, daha fazlasını elde etmeye çalışıyorum. Bu da çok yorucu. Belki de kusurlarımı olduğu gibi kabul etmem daha iyi olur?