Bu duygular içimde kıpır kıpır eder dururlardı. Bunların hayatım boyunca, böyle kaynaştıklarını, dışarı taşmak için fırsat kolladıklarını bilirdim, ama bırakmazdım, bile bile bırakmazdım. Utanacak durumlara mı düşmedim, beni çarpıntılar mı tutmadı bu yğzden; bıktım, canımdan bezdim!
Benim asıl kızdığım şey, en sinirli anlarımda bile içimde bir öfke ya da hıncın bulunmaması, bütün cart curtları yalnız gönlümü hoş tutmak için yapmamdı. Öfkeden ağzım köpürmüşken biri biraz gönlümü alsa ya da önüme bir bardak çay sürse hemen yelkenleri suya indirebilirdim.
Zihnim sadece aksini iddia etmek gibi sudan bir zevk uğruna kimsenin tezine zıt fikirler üretmemiştir. Ama ne yapayım bu benim yaratılışımın bir özelliği, garipliği. Neden böyle olduğuma da pek açıklık getiremeyeceğim. Böyleyim işte!