Beni alıp güneşin alanındaki platformu çıkardıklarında şeker kamışlarının arasında kısa süre ter dökmüştüm. Orada ülkemin, kabilemin, ailemin bir önemi olmadığını öğrendim. Ben negrita’ydım. Zenci. Hepsi buydu. Diller, giysiler, tanrılar, danslar, gelenekler, süslemeler, şarkılar… hepsi birleştirilip tenimin rengine indirgenmişti.