Fırat

Fırat
@dystopiam
Van
25 okur puanı
Mart 2019 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
“Fakat, Allah kahretsin, insan anlatmak istiyor albayım; böyle budalaca bir özleme kapılıyor. Bir yandan da hiç konuşmak istemiyor. Tıpkı oyunlardaki gibi çelişik duyguların altında eziliyor. Fakat benim de sevmeğe hakkım yok mu albayım? Yok. Peki albayım. Ben de susarım o zaman. Gecekondumda oturur, anlaşılmayı beklerim. Fakat albayım, adresimi bilmeden beni nasıl bulup anlayacaklar? Sorarım size: Nasıl? Kim bilecek benim insanlardan kaçtığımı? Ben ölmek istiyorum sayın albayım, ölmek. Bir yandan da göz ucuyla ölümümün nasıl karşılanacağını seyretmek istiyorum. Tehlikeli oyunlar oynamak istiyor insan; bir yandan da kılına zarar gelsin istemiyor. Küçük oyunlar istemiyorum albayım.”
Reklam
Bazı şeyleri anlamakta gereğinden fazla geciktimse de, sonunda anladım: Kaybolan yıllar, bozulan ilişkiler geri gelmiyor, insanın kendisine ve çevresine verdiği zarar her zaman telafi edilmiyor, yegane iki seçenek delilik ve ölüm olduğunda ilaçların zorunlu kıldığı denetimden kurtulmanın getirdiği özgürlük anlamsızlaşıyor.
beni temsil eden yuvarlağın tamamıyla karalandığını, yanında da bir yıldız olduğunu fark etmişti tabii -insanın kendi intihar teşebbüsünü bir simgeye indirgemesi ne kadar ilginç-
bu geliş gidişler, bir tanrı katına yükselip bir allahsızlığa düşmeler yaşamımın öylesine alışılmış parçaları ki artık çılgın renkler ve sesler eskisi kadar şiddetli ve sarsıcı değil, bunları kaçınılmaz olarak izleyen karalarla griler de o kadar karanlık ve korkunç olmuyor.
Kahkahaların, uçuk duygudurumlarının, şaşırtıcı heveslerin geri gelmesini bekleyip duruyordum ama arada bir şöyle bir görünüp kaybolmak dışında sanki yok olmuşlar, yerlerini öfkeye, çaresizliğe, kasvetli içe kapanmalara bırakmışlardı.