Başındaki sensindir belki
Bir heves açıyorum her telefonu
Belki çarşıya inersin
Geçtiğin yollarda bekliyorum
Yazıyorum sana her gece
Uyuduğunu bildiğim vakitlerde
Bir umut ki beni ayakta tutan
Bekliyorum; uyku tutmaz, sen de uyanırsın diye
Uyuyorum artık, uyumayacağım saatlerde
Düşümde gözlerini görürüm, yüzünü unutmam diye
Senle ben, geçtiğimiz yollar
Gidiyorum bazen oralara
Başka aşklar yaşıyor artık oralarda
Yine de görüyorum ya seni
Yaşıyorum bir süre
Senle ben, tutmadığın sözler
Tutmuşsun gibi hayal ediyorum bazen
Otururken seninle ağaç altında
Gitme diye duvarlar örüyorum
Sen çatlaklarından geçerken, içimden
Zaman zaman ölüyorum
Yine de seviyorum ya seni
O bana yetiyor
Şimdilik hoşçakal,
Bir gün dönersen yeniden
Aşkını da al yanına
Beni bu sefer mahrum bırakma
Şimdilik hoşçakal,
Bir gün, beklenmedik bir anda
Aklımda seninleyken
Sahi gözlerime bakacaksın
Seni benden koparmanın cefasını göreceksin
Şimdilik hoşçakal,
Ah o umut var ya o umut
Olmayacak şeyleri düşündürür insana
Elinde buketle beni özler de dönersin sanmıştım
Belki gerçekten dönersin diye baktım gözlerine
Kaçırdın zalim gözlerini, vurdu yüzüme
Şimdilik hoşçakal,
Ama unutma beni sakın
Yokluğumda gözlerinden yaş akmasın
Çok uzun süreliğine de gitme
Sabah uyandığında,
Pencerenden yüzüne güneş vurduğunda
Geri dön.
Birtanem,
Bahsinin geçtiği dizeleri okusaydın
Sana ulaşmayan mektuplar ulaşsaydı
Her bir parçana yazdığım şarkıları dinleseydin
Başımdan geçen düşlere şahit olsaydın
Bana olan aşkından şüphe duyardın
Birtanem,
Seni sevmemem gerek farkındayım
Seni duymamam gerek
Beni hissetmesen de
Gururum, aşkımdan mühim değil
Birtanem farkındayım,
Artık dilekler gerçekleşmez
Fallar tutmaz farkındayım
İlk ve son kez beni sevsen
Uyanırım diye korkarim
Geri dönmenden önce
Seni sevebilmeyi isterdim
Senin beni sevmenden önce
Hatıralarımız olsun isterdim
Benden sakındığın değeri
Aşkı bana çok görmeni
Göz göre göre benden kaçmanı
İçim gizlice ağlarken
Beni sormayışını
Gönülden istemeyişini
Görmeyip, gelmeyişini
Öksüz bir çocuk gibi özledim
Beni ezilmiş yapraklardan farksız görmemeni
Sana doya doya hasretlenmeyi isterdim
Bir kitabı ilk kez okur gibi severek
Boğazıma zincir vurmuşlar gibi ayrılmak
İstemezdim
Güneşe karışan saçlarını
Nereye baksam önüme çıkan
Yosunlu denizlerde
Geceleri dua ederken avucumu açınca gördüğüm
Karahindibalarda dilediğim
"Suiniyeti esas olarak kabul eden ve bir insanın dürüst, samimi ve namuslu olabileceğine ihtimal vermeyen bir kimseye karşı kendini müdafaa edebilmenin hazin imkânsızlığı onun elini kolunu bağlamıştı."