Biz Türkler Şark meselesi deyince, daha ziyade Osmanlı imparatorluğu'nun zayıflamasıyla beraber ortaya çıkan meseleleri, ıslahat, yahut taksim davalarını anlarız. Bu davaların mihveri Yakın Doğu'dur. Halbuki Rus- İngiliz mücadelesi ve rakabeti Şark'ta, Pasifik Okyanusu'ndan Akdeniz'e kadar uzanan bütün ülkeler, bütün sınırlar ve üsler boyunca cereyan ederdi. Hakiki Şark meselesi de bu olsa gerekti.
Demokraside çoğunluk yönetir, ama azınlık susturulmaz. Azınlıkta olanların konuşması ise çoğunluğun sağlıklı yönetebilmesinin önkoşulu olduğu gibi, aynı zamanda azınlığın demokrasi dışı yollar aramamasının da önkoşuludur! ...
Bütün bunlardan başka, Ekber Şah, İncil'e ve Hristiyanlığın dinî resimlerine saygı duyuyordu. Daha sonra da cizvitlerin küçük bir kilise açmalarına ve dinlerini yaymalarına izin verdi.