Değerli alıntı ve iletileriniz için teşekkürler
Necmettin Temizbaş Necmettin Temizbaş "Yeni yıl, bireyin kendini anlama ve gerçek benliğiyle uyum içinde olma arzusunun başlangıcıdır.Herkese içsel keşiflerle dolu, derinliklerde anlam arayışı içinde geçen bir yıl dilerim." Kierkegaard Hayat bazen bir manevra bazende bir harp sahasıdır yeni yıl ise harp ağırlıklarını atmak yeni bir savaşa hazırlanmak gibidir sizde harp ağırlıklarınızı atın kendinizi nefis denen canavarla savaşa hazırlayın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü Kadın dünyadır Kıymetini bilene dost, eş, yoldaştır. Kavgada sırtını güvenle dayadığım dağdır Kimi zaman ürkek, kimi zaman çocuk Her zaman sevgi dolu kocaman bir yürektir. Allah Teala güzel amelleri boşa çıkarmaz Kıymet bileni mükâfatsız bırakmaz Kavda sırt dosttan başkasına dayanmaz Kadının yüreği yiğitsiz olmaz Bizi birleştiren şeyler, bizi ayıranlardan çok daha fazla. Hypatia Ayşe Karakuş Ayşe Karakuş Seni Düşünmek Seni düşünmek güzel şey, ümitli şey, dünyanın en güzel sesinden en güzel şarkıyı dinlemek gibi birşey...
1000Kitap
"De bana kim bulacak denizin kalbini Yeşimden oyulmuş ağaçlar Kıyılarda Kim bulacak kıyıların kalbini Hepsini anlat, hepsini. Anlat ki Güneşli günler de sıkabilirmiş insanı Bir rastlantı gibi gelen mutluluklar da Susarsak susarmışız da, ölçemezmiş kimse derinliğini Kim bulacak derinliğin kalbini Sana kızar mıyım hiç Bana bir gül ver." E. Cansever
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
“Basarak geçeceğiz yeniden, yenikken bıraktığımız ayak izlerimize…” -E.C.
"Çok komikti Edip."
– Şair dostlarınızla sarhoş olmayı da çok seviyordunuz. – Nasıl sevmem bir Edip Cansever'i. Kapalıçarşı'da Bedesten'de bir dükkânı vardı onun. Böyle çok güzel mücevherler, kahve fincanları filan. Hatta bana bir kahve fincanı hediye etmişti. Oradan onu alırdım, Bedesten'den çıkardık, Çemberlitaş'a gelir Çemberlitaş'taki turşucudan turşu alır, votka alır, vişne mevsiminde elimizdeki bir kese kağıdında vişne, oradan bütün meyhanelere uğrayarak ta Asmalımescit'e kadar gelirdik. Ve artık yeşil görmeye, yeşil bakmaya başlardım her tarafa. Kırmızı olurduk ikimiz de vişne votkayla ve yeşilliklerle. – Kırmızıyı anladım da yeşil neden? – E yaprakları da yeşildi vişnenin. Doldurup kesekağıdına, votkaları içe içe gelirdik Beyoğlu'na. Sonra nasıl olduğunu bilmeden evlerimizde ertesi sabah uyanırdık. Mesela Günay'ın yerinde buluşurduk, Harbiye'de bir yeri vardı o zaman. Bir gün beni dansa kaldırdı, biz onla yanak yanağa iki âşık gibi dans ettik. Nasıl gülmüştük, çok komikti Edip. İçtiği zaman daha da komik olurdu. Onun bir konuşma tarzı var, yarısı uçar gider lafın, yarısı kalır o bile yeterdi bize. Akla gelmedik laflar eder, kendi de gülerdi. En nihayet ben ona bir gün Bebek Oteli'nin meyhanesinde otururken, "Bedesten gülüm" dedim, adı öyle kaldı. Çok severdim Edip'i, güzel bir şairdi. Şairleri çok severdim, Metin Eloğlu'nu da öyle. "Naber reis" diye gelirdi bana. Neden? Çünkü ben bir şair görsem yapışırım ona içeriz, dolaşırız. Bir tek Orhan Veli'ye, bir de Nâzım Hikmet'e yetişemedim. Daha sonra Yaşar Kemal'le tanıştım, çok sevdim. Bir gün Kulis'te oturuyoruz, Yaşar geldi. Benim evle-neceğim zamanlar. "Üç ay evli kal, sana kilim hediye edeceğim" dedi. Kırk yılı geçti hâlâ alacak. Güneş de çok gülerdi buna, "Söyle Yaşar'a kilimlerimizi versin" derdi. İki Kalas Bir Heves
Bitti o sevda kesildi çığlıkları martıların Su gibi bitti, suya karşıt gibi bitti İtti kıyıyı adına deniz dediğimiz şey Unuttuk ikimiz de her türlü yetinmezliği.. E.Cansever
"Oysa Başlamak ne kadar güçtür, ne kadar incelikli Sürdürmek, sadece sürdürmek Öylesine kolay: Hiçbir şey olmamış gibi Kalp atışları, saat zembereği Yıllar yıllar yıllar Çözülmemiş bir bıkıntıyla birlikte Kalıcı bir gülümseme yapıp da sevgisizliği.." E. Cansever
Alıntı