Rapunzel uyarlaması ve ben bunu Rapunzel’den daha çok beğendim. Küçükken Rapunzel’i izlediğimde kıza çok kızardım. “Sen bir kraliyet üyesinin tek prensesiymissin, nasıl serseri, ne olduğu belli olmayan Flynn ile olursun?” diye düşünürdüm.
Burada Allah’tan kraliyet olayı yoktu. Çünkü benim bu düşüncem apayrı bir şerefsizlik.
Aslında 8 puan verecektim, aklımdaki puan oydu. Bazı yerlerde sıkıp uzatılsa da sonuçta bir uyarlama kitabı olduğu için çok sorgulamadım. Bizim oğlanın dinlemeden etmeden gitmesine de çok kızamadım Ren’e. Çünkü hepsi izlediğim şeyle aynıydı; tek fark modern bir dünyada geçmesi ve ufak değişikliklerdi.
2 puan kırıp 6 puan vermemin nedenlerinden biri, açıkçası Gloria ile Ren arasında bir yüzleşme beklememdi. Bir de Gloria’nın dilinden dinleseydik olayın iç yüzü bize daha etkili yansırdı. Ortada kulağa şaka gibi gelen ama aslında aşırı iğrenç ve korkunç bir olay var. Böyle bir şey yaşadığımı düşünmek bile beni dehşete düşürüyor.
Anne babasının üvey olmasını geçtim, isimlerinin bile farklı olması ve Ren’in bunu bir anda, çok kötü bir şekilde öğrenmesi… Sonrasında gelişen olaylar aşırı korkunç. Kızın hayatı zaten her şeyden uzak geçmiş; dünyaya karşı sıfır bilgi birikimi var. Annesi ve babası olarak bildiği insanlardan başka kimseyi tanımıyor. Tanıdığı çok az insan da ailesiyle birlikte merkeze gittiğinde uğradıkları dükkân sahipleri.
Hayatında hiç telefon görmediği, herhangi bir teknolojik aletle temas etmediği için Ren’in dünyası minnacık. Ama o küçük dünyasından inanılmaz keyif alıyor. Ve bence çoğumuz o dünyada yaşayamazdık. Teknoloji bağımlısıyız; ne kadar inkâr etsek de artık yapay zekâsız bile yapamamaya başladık. Her şeyin elimizin altında olmasından aşırı zevk alıyoruz. Bu yüzden Ren’in o küçük dünyası aslında inanılmaz bir şey.
Gloria ve