Elif

Bu yağmur, kanımı boğan bir iplik, Tenimde acısız yatan bir bıçak. Bu yağmur, yerde taş ve bende kemik, Dayandıkça çisil çisil yağacak.
Sayfa 300
Reklam
Zamanın çarkları, çarkları Sizi yürütüyor! Zamanın çarkları Beni öğütüyor.
Sayfa 268
Ve yandık. Ne yandık!
Sayfa 261
Renk, koku, ses ve şekil ötelerden haberci; Hayat mı bu sürdüğüm, kabuğundan ezberci?
Sayfa 233
Beni zaman kuşatmış, mekan kelepçelemiş; Ne sanattır ki, her şey her şeyi peçelemiş...
Sayfa 233
Reklam