"...Ey mü'minler hayır işler işleyin ki kurtuluşa eresiniz." (22 Hacc 77)
Hay ağzın bal yesin!
Görünürde tarafsız olan ve bir birlik unsuru olarak işlev gören devlet, nihayetinde daha güçlü sınıfları savunur (Poulantzas, 1973: 115, 255-7), bunu özellikle de siyasi demokrasi ve halk egemenliğine yansıyan bir genel menfaat tablosu sunarak yapar (Poulantzas, 1973: 124, 277-8).
Sayfa 8 - 8. Bölüm, Liberus Yayınları·Kitabı okuyor
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
tutku
O, daima aşmak isteyen yaratıcı bir güç gibidir. Ama neye doğru, ne kadar, ne için ve nereye kadar? Elbette Tanrıya doğru, onun eşsiz ve ihtişamlı bilgisi kadar, felsefi bir iman için ve Tanrıyla karşılaşmanın çılgınlık anları, karar anlarına kadar...
Sayfa 39·Kitabı okuyor
Duygu ve Düşünce
...Tanrı, Hıristiyanlığın kendi meşruiyetini temellendirmek için kurguladığı gibi barışçıl, uzlaşımcı bir sevgi Tanrısı değildir. Kendisine şimdi bana güveniyor musun diye sorabildiğim bir eş, bir sevgili ya da benim tümüyle dışımda olan bir şey de değildir. O ne yitip gider ne de gelip geçer. Kimse Ona, keyfince, dilediğince davranıp ardından günahını bağışlaması için yalvaramaz. Ondan öfke ya da merhamet değil; yalnızca intikam beklemeliyiz. Tanrının intikamı; Onun tamamen bizim için varoluşa gelmediğini bildirir ve böylesi bir intikam hiçbir şeye benzemeyecek denli ürkütücüdür...
Sayfa 35·Kitabı okuyor
Tanrı
Bir ad vermek ya da bir adla çağırmak Tanrı'nın en görkemli armağanıdır. Bir adla çağırırken O, birini kendi olmaya çağırmaktadır.
Sayfa 34·Kitabı okuyor
Alıntı
Hakikat bir armağandır, Tanrı'dan ayrılan. Bu yüzden hakikate anımsama ile ulaşılamaz. O, anımsanacak değil; hınç olarak büyüyen arzunun güçlü tutkusuyla hep yeniden yakalanacak, yeniden karşılaşılacak, adına yeniden karar verilecek olandır.
Sayfa 32·Kitabı okuyor
Düşünce