Ağlayan kızının yaşlarını mübarek eliyle silerek:
- Ağlama yavrum, dedi. Allah, babanı koruyacak. Ve bu anda hâmisi Ebû Talib'i hatırladı.
- Ebû Talib ölünceye kadar, Kureyş, bana pek dokunamadı, dedi.
Kureyş, her nevi münasebetleri kesmekle pek yaman bir işe başlamışlardı ve Hâşimoğullarını aç öldürmeye niyet etmişlerdi. Haşimoğulları böyle muhasara halinde üç sene kaldılar. Pek müşkül anlar, sıkıntılı günler geçirdiler. Gün oluyordu ki, müslümanlar ağaç yapraklarını yiyorlardı. Sa'd b. Vakkas, bir gece bir deri parçası bulmuş, onu suda ıslatmış, sonra ateşte kavurduktan sonra su ile karıştırarak yemişti.