62 TAVŞANI
Denize düşen
bir oyuncaktır Kız Kulesi
soruyorum berber koltuğundan
iki ayna arasında
akıp giden görüntüme
şair olanınız hangisi
Pencere tüllerine
gelinlik diye sarılan
o küçük kız nerede şimdi
gemim battı çoktan
denize inen tüm filikalarıma
erkekler bindi
Duvardaki yangın düğmesini
örten cam parçasıyım
kurtuluşun olacaksa
hiç düşünme
ayakkabının topuğuyla
kır beni
İnanıyorum uzaylılara
duymalıyım birilerinden
Zehir, adamı öldürür. Fakat her ilaçta belli dozda zehir bulunur.
Demek ki zehir, bulunduğu yere göre değer alır.
Felaketler ve dertler de böyledir.
Kimisine rahmet olur, kimisine zahmet olur
Gül fidanının dibine gübre ve su döktüm. O da yaprak yaprak, çiçek çiçek hayata gözlerini açtı.
Bir gübreye baktım, bir de güle…
Gübrenin pisliğine, gülün temizliğine…
Gübrenin pis kokusuna, gülün mis gibi kokusuna…
Gülün dallarını tuttum. Bir odun nasıl olur da gübreyi güle çevirir? Bu incecik gövdeye, kocaman fabrikayı kuran kim? Gübreden gülü yapan kim?