“Bazı ruhlar dışbükeydir, bazı ruhlar içbükey. Biz içbükey ruhlarız, babamla ben. İçimize doğru kapanırız, istiridye gibi. İçimizin tam ortasında duran, patlamayan, patlayıp da ortalığa saçılmayan, saçılıp da herkesi kirletmeyen incimiz-çıbanımız kistleşir içimizde. Kistleşen bu inci-çıbanımız varlığımızın özüdür, habis.”
Mağdur olmak cesur olmaktan çok daha kolaydı. İnsan cesareti seçemezse kurban olmayı kendiliğinden seçmiş oluyordu. İnsan mağdur olmanın suçsuz olmak anlamına geldiğini sanıyordu. Oysa mağdur olmak, suçsuz olmak değildi.
… insanlığın mağaralara, ortaçağ barbarlığına ve sümüklüböceğin buzul çağında geride bıraktığı gerizekalılık seviyesine döneceği günlerin gelmesine üç, bilemedin dört kuşak kaldı. Bu dünya, gazetelerin yazdığı gibi bir atom bombası yüzünden değil, gülmekten, banallikten, her şeyi şakaya, hem de kötü bir şakaya dönüştürmek yüzünden ölecek.